Cuma, Ağustos 10, 2012

Ruhsuzluk ve uyumsuzluk...



Korktuğumuz şeylerin başımıza gelmesini Fenerbahçe sayesinde alışkanlık edinmiş durumdayız. Uzun süredir hangi konu hakkında "olmasın" dediysek oldu. Ama şükür Vaslui deplasmanından turla döndük...

Yalnız tur atlamamız ve farklı skor açıkçası memnun olmamıza yetmedi. Çünkü Volkan Demirel'in penaltı kurtarışına kadar takımda ilk maçtaki gibi ruhsuzluk ve uyumsuzluk göze çarpan şeyler arasında zirvedeydi. Zaten Volkan o penaltıyı kurtarmasa, birlikte hareket etmekten yoksun bir takım görüntüsü verdiğimiz maçı çevirmemiz mucizelere kalırdı.

Nihayetinde Kuyt, Sow ve Volkan'ın bireysel yetenekleri sonucunda farklı bir skorla tur atlayarak evimize döndük. Caner'i saymadım çünkü onun attığı golde aradığımız ve yapılmasını beklediğimiz organize hücum görüntüsü vardı.

Hafta sonu Galatasaray'la bir final maçımız var ancak takım Volkan Demirel'in de dediği gibi hala hazır değil. Kupayı kaybetmekten öte yaşanacak ağır bir hezimet, daha lig başlamadan yüzlerin asılmasına neden olacak. Takımın oynadığı futbol zaten tebessüm etmemizden fazlasını getirmezken umarım Galatasaray maçına kadar derbi havasına girilir ve yine "korktuğumuz" şey başımıza gelmez...

Bu arada yazıyı yazarken ilk yazdığımı yanlışlıkla yok ettim o yüzden tekrar yazmak zorunda kaldım. Yoksa Sow'un gönderileceği dedikoduları ve taraftarın buna karşı olan tavrı hakkında da bir iki kelam etmiştim. Tekrar yazmak yerine özet geçicem, Sow'u o boykot ettiğiniz ve yancı dediğiniz medyaya harcatmayın...

1 yorum:

canarino giallo dedi ki...

Rahatı sevemedik bir türlü