Beşiktaş ile Galatasaray arasında oynanan derbi bitti ama tartışması bir türlü bitmedi. Karşılaşma sonrasında tartışılan konular Eboue, Beşiktaş taraftarı ve G.Saraylı yöneticilerin maç sonrası açıklamaları.
Derbide Eboue'ye atılan yabancı maddeler kadar çirkin olan şey Eboue'nin sırtına gelen şişeden sonra yüzünü tutması oldu diyebiliriz. Ardından G.Saraylı futbolcuların soyunma odası tüneline tribünden gelen yabancı maddelerden dolayı girememesi.
Ancak maç sonunda Galatasaraylı yöneticiler başta Ünal Aysal olmak üzere oluşan tablodan hiç rahatsız değildi. Hatta öyle ki G.Saray Başkanı Ünal Aysa, "Çok dostça bir mücadele oldu" derken geçtiğimiz günlerde "Olayları görsem sahaya atlardım" diye konuşuyor. Sahada olanları görmemek için kör olmak gerektiği konusunda eminim hepimiz hemfikirizdir.
Bugün de Ali Dürüst, Beşiktaş taraftarının çok yaratıcı bir taraftar kitlesi olduğunu, G.Saraylı futbolcuların soyunma odasına geç girmesinin yanlış anlaşılmalara yol açmaması gerektiğini söylemiş. Bu yalakalığın sebebini açıklayacak insan evladı arıyorum...
Ya fotoğraflar yalan söylüyor, ya bu yöneticiler birbirini yalamaktan çok hoşlanıyor...
Çarşamba, Kasım 23, 2011
1946 - 2005 / George Best
7 dakika 45 saniyelik enfes video. İzleyin, emin olun hiçbir şey kaybetmeyeceksiniz.
Pazartesi, Kasım 21, 2011
Keşke her reklam böyle olsa...
Gün geçmiyor ki şu saçma memlekette bir geceyi daha alakasız muhabbetlerle sonlandırmayalım. Evet, bugünkü konumuz Beşiktaş taraftarının Van'a destek amacıyla 65. dakikada soyunması...
Herkes kafayı takmış yok reklam, yok şudur, yok budur. Evet, en hakikisinden reklamdır Beşiktaş tribünlerinin yaptığı. Hem de öyle bir reklam ki milyonlarca insanın izlediği maçta yapılan ve 0 maliyetli bir reklam. Öyle bir reklam ki bu Beşiktaşlı taraftarların yaptığı sadece soyunmaktan ibaret değil, kamyonlar dolusu eşya da var işin içinde. Bir Fenerbahçeli olarak neden insanların bu reklam olayına bu kadar taktıklarını anlamıyorum. Eğer Beşiktaş taraftarı asıl görevi olan Van'a desteği yapmamış olsaydı, sadece tribüne gelip gösterişten ibaret soyunsaydı eleştirirdim. O zaman "Van'ı reklam amaçlı kullandılar" derdim. Ama akşam saatlerinde kendi gözlerimle Kazan'da kurulan yardım çadırını ve torba torba eşyaları gördüm. Daha önce de giden yardımlardan haberdarım. Durum böyleyken bu adamların yaptığı reklamsa eğer keşke biz de böyle reklam yapsak...
He yok, biz reklam yapmayız değil mi? Bizim tribün gruplarımız AKP'nin referandum mitinglerine gitmedi değil mi? Bizim tribün gruplarımız İsrail'e lanet mitinglerinde "Kalabalık olalım orada olduğumuz belli olsun" demedi değil mi? Bizim tribün gruplarımız "Mavi Marmara'ya destek" yürüyüşünde orada olmadı değil mi?
Galatasaray tribünleri için de tonla örnek verilebilir. Burada anlatmak istediğim mantığı kavrayabildiyseniz ne ala.
En basit örneği vereyim size kafanıza dank edecektir. Biz değil miydik yaptığımız pankartta GFB yazısını siliyorlar diye kızan? E madem reklam umurumuzda değil niye kızıyorduk peki? Kimse birbirini kandırmasın, herkes ismini duyurmak ister. Ama öyle ama böyle. Bu adamlar öncelikli görevini yerine getirip Van'a her türlü desteğini vermiş midir? Vermiştir. Benim için mühim olan budur.
Dipnot: Tribünde Hayko ve Pascal da soyundu 65. dakikada, o adamların da reklama çok ihtiyaçları vardı hakikaten...
Perşembe, Kasım 10, 2011
Mısır'da tribünsel sevda...
Mısır takımlarından El Zamalek ile Atletico Madrid hazırlık maçı yaptı. Ama tribündeki bu görüntüyü görünce derin bi iç çektim. Bu ne şahane bir fotoğraftır...
Fotoğrafın üzerine tıklarsan büyür
Caner Erkin binince aaouuu!
Caner Erkin bir dönem pembe arabası ile gündeme damga vurmuştu. Ferdinand pembe arabaya binince bir şey olmuyor ama Caner binince aaaouuuu!
Bu da Caner'in pembe arabası...
Etiketler:
Caner Erkin,
Rio Ferdinand
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









