Perşembe, Eylül 29, 2011

Sahne senin "Mr. Duracell"


"Mr. Duracell" lakabını ona Rafael Benitez takmıştı...Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve sadece sahadaki savaşçılığı değil, idmanlardaki mücadelesiyle bile lakabının hakkını veren bir oyuncu Dirk Kuyt.

Liverpool'a geldiği 2006-07 sezonundan bir yıl önce Hollanda'da yılın futbolcusu seçilmişti. Ancak nereden bilebilirdi ki bir sene sonra Liverpool'a transfer olacak olan Fernando Torres'in gölgesinde kalacağını. Aslında bu medyada oluşturulmak istenen bir algıydı. Tribündeki taraftar ve kulübedeki tüm antrenörler Kuyt'ın nasıl bir futbolcu olduğunu çok iyi biliyordu.

Torres'in bir nebze de olsa gölgesine kalmak onu etkilemişti. İlk sezonunda 27 Premier Lig maçına çıkan Kuyt, 12 gol 4 asist yapmıştı. Torres ise bir sonraki sezon transfer olduğu Liverpool formasıyla 29 maçta 24 gol atma başarısı gösterdi... Sizce de Kuyt etkilenmekte haksız mı?

Fakat Hollanda Milli Takımı'nda sürekli olarak oynatılması onun güveninin kaybolmamasına destek sağlayan unsurların en başında geliyordu. Hollanda teknik direktörü Bert Van Marwijk onun için "Takım oyununa en doğru örnek gösterilebilecek bir futbolcu. İdmanlarda bile o kadar arzulu çalışıyor ki onun bu isteği takım arkadaşlarını bile olumlu yönde etkiliyor" diyordu. Haksız da değildi...

Nitekim son dünya kupasında birçok yıldız isim yedek kulübesinde otururken Dirk Kuyt turnuva boyunca her maça ilk 11'de başladı.

Hollanda ve dünya futbolunun efsanelerinden Johan Cruff ise Kuyt'a olan hayranlığını "O altın değerinde bir futbolcu" sözleriyle anlatıyordu.

Liverpool bu sezon yaptığı transferlerle eski günlerine dönmeye çabalıyor. Ancak şu ana kadar yeni transfer Henderson ve fiyasko Carroll'ın performansları kimseyi hoşnut etmiyor. Suarez takımı sırtlamış durumda. Her hocanın başı sıkıştığında yardımına koşan bir futbolcusu varsa Liverpool'da bu isim Kuyt'tan başkası değildir.

Ve gol yollarında sıkışan Liverpool için Kenny Dalglish'in bu dönemde en büyük kozu olacağını düşünüyorum. Mr. Duracell için "O mükemmel bir profesyonel. Her şey için savaşan birisi" diyen Kenny Dalglish, önümüzdeki haftalarda Kuyt'ı daha fazla ilk 11'de başlatmalı.

Tabii ki Dirk Kuyt'ın da artık Torres'den yoksun Liverpool'da kendisini daha fazla gösterebilme şansını yakaladığı günlerde bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerekiyor.

Müslümanların takımına linç girişimi!

Bosna Hersek bugünlerde epey hareketli günler yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde Sarajevo'nun tribünlerinin basılmasının ardından Müslümanların takımı olarak bilinen Velez Mostar, Bosna Kupası mücadelesinde Zrinjski'ye attıkları golün ardından Hristiyan bir taraftar topluluğuna sahip olan takımın taraftarları tarafından saha içinde kovalanmış.




Çarşamba, Eylül 28, 2011

Prag derbisinden görüntüler!


İki gün önce oynanan Prag derbisinden görüntüler yeni yeni gelmeye başladı. Sparta'nın ev sahibi olduğu karşılaşmada mücadeleyi Sparta Prag 3-0 kazandı... Slavia'lılar evlerine üzgün döndü...

Karşılaşamada ekstra bir durum yaşanmadı. Maç öncesi iki takım taraftarlarından da gözaltılar falan bilindik şeyler :)

Maç sonunda sahadan 3-0 mağlup ayrılan Slavia'lı futbolcular kendilerini deplasmanda yalnız bırakmaya taraftarlarının bulunduğu bölüme gidip yere çömelerek bir nevi özür dilediler...











Salı, Eylül 27, 2011

Selam olsun "Ultras Inferno 96"ya!


Standart Liege'nin dünyaca ünlü taraftar grubu Ultras Inferno 96 bugün 15 yaşına girdi...

Selam olsun Belçika'daki tribüncü yoldaşlara...










Pazartesi, Eylül 26, 2011

Borac taraftarı sabahtan yürek yemiş!


Bosna Hersek'te Borac-Sarajevo maçının 33. dakikasında ev sahibi takımın taraftaları, rakip tribünlerine saldırmış... Az sayıdaki Sarajevo taraftarının üzerine havai fişek atan Borac takımı taraftarlarından 3 kişi polis tarafından tutuklandı.  

Normalde Sarajevo tribünleri bu baskını yemeyecek kadar iyidir ancak anlaşılan Borac taraftarları sabahtan yürek yemiş akşam Sarajevolulara saldırmışlar...





video

Pazar, Eylül 25, 2011

İsveç'te modern futbol isyanı!

İsveç'teki Stockholm derbisinde AIK Stockholm ve Djurgardens taraftarları ortak hareket ederek Modern Futbola tepki verdi..Maçın ilk 10 dakikası iki takım taraftarlarından çıt çıkmadı.. Ancak 10. dakikadan itibaren kıyamet koptu...

Merak ediyorum bizim ülkemizde oynanan herhangi bir derbide tribün gruplar böylesine önemli bir konuda ortak hareket edebilecek bilince sahip midir?

Hiç sanmıyorum... Biz en iyisi bu görüntüleri izleyip iç çekmeye devam edelim..










video

Cumartesi, Eylül 24, 2011

Hırvatistan derbisinde müthiş görüntüler!

Hırvatistan derbisi Hajduk Split-Dinamo Zagreb maçında tribünler mükemmelmiş...







video

Perşembe, Eylül 22, 2011

Süper Lig 3. hafta panoraması


Hepinizi birazdan istatistik manyağı yapıcam... Çok sevmiyorum ama maksat paylaşmak... Belki işinize yarar...

Spor Toto Süper Lig'de 3. hafta maçları geride kalırken bu hafta en fazla şut çeken takım İstanbul Büyükşehir Belediyespor oldu (19). İstanbul Bşb bu şutların 10'unda isabet sağlarken bu rakam onları haftanın en fazla isabetli şut çeken takımı da yaptı.

3. haftada en çok isabetli ortayı Samsunspor açarken (8), en fazla korner kullanan takım Fenerbahçe oldu (10).

Oyuncu performanslarına bakıcak olursak bu haftanın en fazla şut çeken oyuncusu Burak Yılmaz olurken (7) en çok isabetli şut çeken futbolcu ise Sivassporlu Morten Rasmussen'di (4).

3 haftanın toplam istatistiklerine baktığımızda ise en çok şutu çeken futbolcu İBB'den Francisco Doka'yı ilk sırada görüyoruz (14). Ancak isabet sağlayan şut oranlarında ise zirve Alex'in (5).

Karabüksporlu Ragued ise en çok isabetli pas yapan oyuncu oldu (161)..

Sezon genelinde takım istatistiklerine geri dönersek Karabükspor en fazla şut çeken takım (49) olurken Fenerbahçe ise en isabetli pas yapan takım konumunda (1057).

Süper Lig'de 3 haftaya baktığımızda en isabetli orta yapan takım Beşiktaş gözüküyor (19). En isabetli korner kullanan takım ise Fenerbahçe (21). Ayrıca Fenerbahçe'nin isabetli 21 kornerinin hepsini Alex de Souza kullanmış...

Haftaya görüşürüz öptüm kib bye...

Pazar, Eylül 18, 2011

Feyenoord taraftarı kulübü bastı!

Dün gece Feyenoord taraftarları kulüp binasını basarak yönetim kuruluna saldırmak istemiş. "Feyenoord bizimdir" diye tezahuratlar yapan taraftarlara polis ve güvenlik güçleri silah çekmiş ama allahtan patlamamış o tabancaları...

Birkaç yabancı basında okuduğuma göre kulübün yönetiminden mutlu değil taraftar ve böyle bir protesto düzenliyor ama Feyenoord taraftarının kayışı kopardığı gerçek...






Pazartesi, Eylül 12, 2011

Hakem Özgür Yankaya kör mü oldu?

İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında Galatasaraylı Felipe Melo Efe'ye kafa attı... Herkesin gördüğü bu pozisyonu hakem Özgür Yankaya görmedi mi?

Bakalım... Önce...

Sonra


ÖZGÜR YANKAYA KÖR MÜ OLDU?


Pazar, Eylül 11, 2011

MAA: "Statlarda altın günü yapacağız. Kısırlı"


3 Temmuz'dan bu yana yaşanan o saçma sapan sürecin ardından dün yine futbola dönüş yaptık. Böyle bir ortamda ne kadar dönebildik orası muamma.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, 3 Temmuz'dan bu yana istikrarlı bir şekilde saçmalamaya devam ediyor... Play-off saçmalığının ardından "Kadınlara ve çocuklara maçlara giriş beleş" söylemi ile futbolumuzda yeni bir çığır açtı.

Çocuklar tamam anladık ama kadınlara neden bedava onu çözemedim?! Kime ve neye şirin göstermeye çalışıyorsunuz bu çamura batmış futbolu? Onu geçtim kadınlara bedava ise benim günahım erkek olmak mı? Erkekler stada gelince öküzlük yapıyor, kadınlar ilgi çekici mi kılıyor? Bu sonuçtan çıkan anlam budur. Nerede kaldı kadın-erkek eşitliği? Pozitif ayrımcılık yapacağım derken erkeklerin hakkını ezmek ve bunu sırf ekrana şirin gözükme amacıyla yapmak neyin nesidir?

Bu durumdan rahatsız olan birçok bayan tanıyorum. Bu düşüncelerimden dolayı bana kızan bayanlar olabilir ama üzgünüm. Ben kombine alabilmek için yazın çalışıyorsam kadınların bedava maça gitmesi bana ve benim gibi erkeklere yapılmış birer haksızlıktır...

Oldu olacak statlarda kısır da dağıtılsın altın günü falan yaparız!

CANLI GOL PROGRAMI


Bugün Tv'de yayınlanan "Canlı Gol" programına 6-7 blogger arkadaş olarak katıldık. Ntv Spor'daki "Yenilsen de yensen de" formatına yakın bir programdı ve ilk bölümde gayet başarılı olduğumuzu düşünüyorum. ilerleyen programlarda aramıza katılacak isimlerle daha da eğlenceli bir hal alacaktır...

Her pazar saat 15:00'te Digiturk'ten 33, D-Smart'ta ise 93.  kanalı açarsanız bizi izleme fırsatı yakalamış olursunuz... :)

Çarşamba, Eylül 07, 2011

Karanlıkta kalan "Bahçe'nin Fener'i"

İnceleme: Alican ÖZCAN
Twitter.com/ozcanalican

Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'de yeni sezona büyük bir kaos içerisinde giriyor. Her ne kadar şike operasyonu sonrasındaki fırtınalı günler geride kalsa da, Fenerbahçe için sular henüz durulmuş değil. Yeni sezon için belirsizlik Fenerbahçe'de henüz ortadan kalkmadı. UEFA’nın verdiği Şampiyonlar Ligi’nden men kararının etkileri de hala da sürmekte.

Kadrodan kimlerin gideceği, takıma hangi takviyelerin yapılacağı, ligin başlamasına bir haftadan kısa bir süre kala hala belli değil. Bu yazı kaleme alınırken sarı-lacivertli kulübün Young Boys’un Kamerunlu golcüsü Henri Bienvenu ile anlaştığı Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na bildirmişti. Transferin son gününde ise gideceği uzun zamandır konuşulan Mamadou Niang'ın Al-Sadd ile anlaştığı haberi geldi. Yani Fenerbahçe’de taşlar yerine henüz oturmadı.

TEDİRGİN BEKLEYİŞ

2010-11 sezonunu şampiyon olarak tamamlamasının ardından 3 Temmuz sabahı yaşanan şike operasyonu ile sarsılan sarı lacivertliler, 2011-12 sezonuna tedirginlik içerisinde başlıyor.

Henüz iddianamesi hazırlanmayan şike operasyonunda, sezon ortasında çıkabilecek küme düşürme kararı, sarı lacivertlilerin 2 yıl kaybetmesine neden olacak ve bu durum camiayı bir hayli rahatsız ediyor.

Öte yandan yaşanılan maddi sıkıntılar nedeniyle kadrodaki Andre Santos, Daniel Güiza, Diego Lugano ve henüz formayı sırtına bile geçirmemiş Emmanuel Emenike'nin takımdan ayrılışı, Fenerbahçe'yi bu sezon zor günlerin beklediğine haberci niteliğinde.

ŞAMPİYONLUK KURSAKLARINDA KALDI!

2010-11 sezonunda ikinci yarıya girilirken Türkiye Kupası'ndan elenmiş ve zirve yarışından hayli uzak, umut vermeyen bir futbol sergileyen Fenerbahçe vardı. Ancak devre arasında takım arasında oluşan müthiş arkadaşlığın sonucunda ligin ikinci yarısını 17 maçta 16 galibiyet 1 beraberlikle kapatan Fenerbahçe, şampiyonluk kupasını müzesine götürme başarısını gösterdi.

Süper Lig'de 18. şampiyonluğuna ulaşan Fenerbahçe, bayan-erkek voleybol ve bayan-erkek basketbol takımlarının da şampiyon olması ile 5 branşta da şampiyon olarak inanılmaz bir başarıyı yakalamıştı. Ancak sarı-lacivertlilerin şampiyonluk kutlamaları 3 Temmuz sabahı yerini hüzün ve endişeye bıraktı.

Futbolda şike ve teşvik operasyonu çerçevesinde düzenlenen operasyonda başkan Aziz Yıldırım, Asbaşkan Şekip Mosturoğlu, yönetici İlhan Ekşioğlu, Alt yapı sorumlusu Cemil Turan ve kulüp muhasebecisi Tamer Yelkovan gözaltına alındı.

İşte bu tarihten itibaren Fenerbahçelileri zor günler bekliyordu.



BAŞKAN CEZAEVİNDE

3 Temmuz günü gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanarak cezaevine gönderilen Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın tutukluluk hali devam ediyor. Federasyon tarafından PFDK'ya sevk edilen Aziz Yıldırım, ceza alması durumunda başkanlık görevini yasal olarak sürdüremeyecek.

Başkan Aziz Yıldırım'ın özellikle sağlık sorunları nedeniyle sık sık hastaneye kaldırılması nedeniyle yapılan tahliye talebi ise savcılık tarafından reddedilmişti.

Yıldırım’ın yokluğunda ise kulübün işlerini Asbaşkan Ali Koç devralarak yaşanan sıkıntıları minimum seviyeye indirmeye çalışıyor.

TARAFTAR SAHİP ÇIKTI!

Şike soruşturmasının başlangıcından itibaren her türlü olumsuzluğa rağmen Fenerbahçe taraftarı kulübünü bir kez olsun yalnız bırakmadı. Sarı lacivertli taraftarlar yaptıkları destek yürüyüşleri ve kulübe katkı organizasyonları ile iyi günde de, kötü günde de taraftar olmanın gerekliliğini yerine getirmesini bildi.

Özellikle başkan Aziz Yıldırım'a büyük destek veren Fenerbahçeli taraftarlar, Metris Cezaevi'ni mektup yağmuruna tutarken, Yıldırım'ın rahatsızlandığı günlerde hastane bahçesinden bir an olsun ayrılmadılar.

Takımın Topuk Yaylası Tesisleri'ndeki kampına Türkiye'nin her yerinden gelen Fenerbahçeli taraftarlar futbolculara desteklerini gösterirken basın mensupları ise hedef halinde idi.

"1 Milyon Taraftar Kartı" projesinin hayata geçirilmesinin ardından patlama yapan satışlar, Fenerbahçe taraftarının takımını ne denli sahip çıktığını gösteriyor.



İDMANA ÇIKAMADAN NEZARETE!

Son 2 sezondur Karabükspor'da gösterdiği performans ile büyük kulüplerin transfer listesine giren Emmanuel Emenike, geçtiğimiz sezonun sona ermesiyle birlikte Fenerbahçe'ye transfer oldu. Sezon içerisinde sakatlanarak Fenerbahçe karşılaşmasında oynamayan Emenike tepki görmüş ve bu transfer sonrası bu tepkiler daha da artmıştı.

Ancak Nijeryalı futbolcu yeni takımı ile idmana bile çıkamadan şike soruşturması kapsamında gözaltına alındı ve uzun süre takım kampına katılamadı. Golcü futbolcu serbest kalmasının ardından takıma katılsa da Türkiye'de futbol oynamak istemediğini belirterek Fenerbahçe'den ayrıldı.

Rusya'nın Spartak Moskova takımına 10 milyon Euro'ya transfer olan Emenike, Fenerbahçe ile hiçbir maça çıkamadan sarı lacivertli ekipten ayrıldı.

Sarı-lacivertlilerin bir diğer yeni transferi Sezer Öztürk de şike soruşturması kapsamında gözaltına alınmış ve serbest bırakıldıktan takıma katılmıştı.

ŞAMPİYONLAR LİGİ'İNDEN MEN VE ZARARI!

Türkiye'de 2 aydır konuşulan şike operasyonu Avrupa'da da ses getirdi. Özellikle UEFA'nın olaya el atmasıyla Türk futbolundaki karışıklık daha da arttı.

Türkiye Futbol Federasyonu, flaş bir kararla Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne gitmesini engellemesinin ardından yerine Trabzonspor'un gideceğini açıkladı.

Bir süredir UEFA yetkilileri ile Türkiye'deki operasyon hakkında bilgi alışverişinde bulunan TFF'nin bu kararı sarı lacivertli camiada adeta şok etkisi yarattı.

Bu karar sonrası tepki olarak Bank Asya 1. Lig'e düşürülmeyi isteyen Fenerbahçe'nin bu isteğine TFF'den olumsuz yanıt geldi.

Sarı lacivertliler Avrupa'ya gidememenin bedelini maddi olarakta ağır bir şekilde ödeyecek. İlk etapta 20 milyon euro kaybeden Fenerbahçe için bu rakam 30 milyon euro’ya kadar yükselebilir.

Bu sebeple takımdan bazı isimlerin ayrılabileceği duyurusunu yapan Ali Koç, oyuncularını mecburen satmak durumunda olduklarını ifade etti. Ve sonrasında sarı lacivertlilerde yaprak dökümü başladı.

TAKIMDA SON DURUM: GELENLER-GİDENLER

Şike operasyonu sonrası transfer çalışmalarını askıya alan sarı lacivertliler yaşanan maddi zararı minimum seviyeye indirmek için kadrosunda bulunan futbolculara gelen transfer tekliflerini değerlendirmek zorunda kaldı.

Geçen sezon iyi bir performans sergileyen ve Brezilya Milli Takımı’na kadar yükselen Andre Santos, Arsenal’e transfer olurken, her sezon başı takımdan ayrılacağı iddiaları ortaya çıkan Lugano da Paris Saint Germain’in yolunu tuttu.

Fenerbahçe’ye geldiği günden bu yana bir türlü beklenen patlamayı yapamayan İspanyol golcü Daniel Güiza ise memleketine dönerek Getafe ile anlaştı.

2010-11 sezonunda attığı goller ile şampiyonlukta büyük pay sahibi olan Mamadou Niang ise transferin son gününde Al-Sadd'ın yolunu tuttu. Tecrübeli golcü sarı lacivertlilere para kazandırarak takımdan ayrılsada yerine gelen 23 yaşındaki Bienvenu'nun boşluğunu doldurup dolduramayacağı endişesi taraftarlar üzerinde etkin bir görüş.

Daha önce Fenerbahçe-Young Boys eşleşmesinde sarı lacivertlilere karşı bir de gol atan Bienvenu'nun maliyeti az olması, transfer edilmesindeki en önemli etkenlerden birisi.

Kamerunlu futbolcu gol bölgelerinde çok etkili bir isim olmasına karşın bitiricilik konusunda Niang seviyesine gelmek için daha çok zamanı var.

Sarı-lacivertliler’de yaşanan bu ani ayrılıklar sonrası takıma az maliyetli transferler yaparak takviyede bulunmak isteyen yönetim, Juventus’tan Reto Ziegler ile anlaşarak Santos’tan doğan boşluğu kapatmak istedi.

Geçen sezon kiralık olarak Sampdoria forması giyen Ziegler, hücum yönü Santos kadar kuvvetli olmasa da defans ve takım oyunu anlamında Fenerbahçe’ye fayda sağlayabilecek bir oyuncu.

3 Temmuz'da patlak veren şike operasyonu ile beraber transferi ikinci plana atan Fenerbahçe'de yerli futbolcu transferinde Gençlerbirliği'nden Orhan Şam, Kayserispor'dan Serdar Kesimal ve Eskişehirspor'dan Sezer Öztürk’ü kadroya katıldı.

Birçok olumsuzluğa rağmen takıma çabuk adapte olarak uyum sürecini kolayca atlatmasını bilen yeni transferler, hazırlık maçlarındaki performansları ile de göz doldurdu.

Özellikle Gençlerbirliği'nde kaptanlık görevini üstlenen ve Fenerbahçe'ye transfer olan Orhan Şam, Gökhan Gönül'ün sakat veya cezalı olduğu maçlarda onu aratmayacak gibi gözüküyor.

Eskişehirspor’da son 2 sezondur büyük çıkış yakalayan ve Beşiktaş’ın da transfer etmek istediği Sezer Öztürk, Süper Lig’de en verimli yerli orta saha oyuncularından birisi. Alex – Emre - Mehmet Topuz – Stoch - Dia gibi yetenekli hücumculardan kurulu bir orta sahası olan Fenerbahçe, Sezer transferi ile de Türkiye’nin en etkili orta sahasına sahip takım konumunda.

Yaşanan şike olaylarının ardından Yobo transferinde son dakikaya kadar belirsizlik içerisinde götüren sarı lacivertliler, sonunda Nijeryalı defans oyuncusunu 1 yıllığına kiralamayı başardı.

Lugano'yu kadrosunda tutamayan sarı-lacivertlilerde Serdar Kesimal, defansta Yobo'nun bu seneki partneri olacak gibi gözüküyor.

Geçen sezon Kayserispor’da oldukça başarılı bir performans sergileyen ve Milli Takıma kadar yükselen genç stoper, Lugano'nun yokluğunda sarı lacivertlilerin defanstaki derdine derman olabilecek nitelikte.

HAZIRLIK MAÇLARI UMUT VERDİ!

Sarı lacivertliler yeni sezon öncesi düzenledikleri hazırlık karşılaşmalarında sergiledikleri futbol ile umut saçtı.

Yaşanan zor günlerin ardından takım içerisindeki kenetlenmenin sahadaki futbola olumlu yansıması yüzleri güldürdü. Sezon öncesi en ciddi provalardan biri olan Palermo maçında sarı lacivertlilerin sahada 10 kişi kalmasına rağmen aldıkları galibiyet büyük alkış topladı.

Öte yandan Fenerbahçe'nin Shakhtar Donetsk ile Şükrü Saracoğlu Stadı'nda yaptığı hazırlık maçı sahaya taraftarların girmesi ile yarıda kalmıştı.



FUTBOLCULAR KENETLENDİ!

Geçen sezonun devre arasıyla birlikte müthiş bir birliktelik sağlayan Fenerbahçeli futbolcular, bu arkadaşlık sayesinde ligin ikinci yarısını namağlup kapatarak şampiyonluğa uzanmasını bildiler.

Ancak yaşanan olayların ardından psikolojik olarak hasara uğrayan sarı lacivertli oyuncular, her şeye rağmen birlik çağrısı yapmaktan vazgeçmediler.

Şampiyonlar Ligi'nden men edilmelerinin ardından düzenlenen basın toplantısında kaptanlar Emre Belözoğlu, Volkan Demirel ve teknik direktör Aykut Kocaman, amatör kümeye de düşseler kulübü terk etmeyeceklerini dile getirmeleri, takım içerisindeki birlikteliğin göstergesiydi.

BELİRSİZLİK SÜRÜYOR!

TFF'nin Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne göndermeme kararına rağmen Türkiye Ligi için mahkeme sonucunu beklemek istemesi soru işaretlerinin son devam etmesine neden oldu.

Mahkemenin sezon ortasında verebileceği olumsuz bir karar sonrası Fenerbahçe küme düşürülebilir ve bu daha büyük hasarlara neden olabilir. Sezon ortasında yaşanacak küme düşmenin Fenerbahçe için 2 yılın kaybolması anlamına gelirken aksi durumda sarı-lacivertlilerin yaşadığı maddi ve manevi zararın nasıl karşılanacağı ise bilinmezliğini koruyan bir başka konu.

Sarı-lacivertlilerin “Bizi Bank Asya’ya düşürün” talebinin reddinin ardından Süper Lig'de sezona başlayacak olan Fenerbahçe'nin, mahkeme sonuçlanana kadar geleceğe yönelik yatırım yapması imkansız gibi görünüyor.

Öte yandan her ne kadar iyi bir hazırlık dönemi geçirseler de her an küme düşme korkusu ile sahaya çıkacak olan futbolcuların performansı ise soru işaretlerini koruyor.

Bütün bunların özeti olarak belirsizlik ortadan kalkmadan, Fenerbahçe için ileri bakmanın zor olacağını söyleyebiliriz. Bu belirsizliği ortadan kaldırmak ise sarı-lacivertlilerin elinde değil. Ancak yaşanan bu kötü günlerin gerek taraftar gerekse de takım içinde bir kenetlenmeyi sağladığını, bunun da Fenerbahçe açısından bir umut yarattığını söyleyebiliriz.

Bakalım Ayetullah Bey'in kulübe ismini verirken esinlendiği bahçedeki Fener, sarı lacivertlilerin girdiği bu karanlık ve çukur dolu yoldan sağ sağlim aydınlığa çıkmasını sağlayabilecek mi.

Bu yazım 07-09-2011 tarihinde sporx.com'da yayınlanmıştır... TIKLAYIN