Perşembe, Mart 31, 2011

Dzeko, Balotelli'yi elleriyle giydirdi

Dinamo Kiev ile Manchester City arasında oynanan UEFA Avrupa Ligi maçı öncesi Mario Balotelli'nin yeleği nasıl giyemediğini herkes görmüştü. Ardından çok dalga geçilmişti ama takım arkadaşı Edin Dzeko'nun İtalyan oyuncunun taklidini yapması makaranın boyutunu arttırmıştı. 
Bugünkü antrenmanda ise Edin Dzeko Balotelli'ye kendi elleriyle yeleği giydirdi ve ardından siyahi oyuncu takım arkadaşının bu iyiliğine ona sarılarak cevap verdi :)

Dünya genelinde milli tribünler!


Geçtiğimiz hafta tüm dünyada milli takımların haftasıydı. 2012 Avrupa Şampiyonası kapsamında gerek resmi, gerek hazırlık olmak üzere birçok maç yapıldı. Bize de bu maçlarda tribünlerde olanları görüntülemek düştü.

















Çarşamba, Mart 30, 2011

İşte "özgürlük" budur!


Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Çeker’in, ’dekolte giyinen kadının tecavüzle karşılaşmasının sürpriz olmayacağı’ yönündeki sözleri hakkında başlattığı inceleme sonuçlandı. YÖK, açıklamayı ’akademik ifade özgürlü’ olarak değerledirip, herhangi bir suç unsuru bulunmadığından Prof. Dr. Çeker hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verdi.

Biraz evvel yukarda gördüğünüz açıklamayı okudum. İçimden de dedim ki; "Ben şimdi 'Orhan Çeker'in karısı beni tahrik etti' diyip kadına tecavüz etsem nasıl bir özgürlüğe girer?" Sizce nasıl bir özgürlük kapsamına dahil ederler beni?

Bugün bunu diyorlarsa, yarın bizim eşimize, dostumuza "beni tahrik etti" diye tecavüz veya taciz edenleri de haklı bulur bu adamlar. Bir de tecavüz suçundan yargılananlar için idam falan çıkarıcaklarmış. Bunlar o idamı çıkarsınlar ilk işleri ne kadar solcu varsa 1972'de olduğu gibi saçma sapan sebeplerle idam istemiyle yargılanacak.

Chelsea-Cardiff olayları sonuçlandı!


Geçtiğimiz yıl FA Cup mücadelesinde karşılaşan Chelsea-Cardiff takımlarının taraftarları maç öncesi birbirine girmişti. Tam bir meydan muharebesi olmuştu Londra'da. Ve geçen gün bu olaylara karışanların cezaları açıklandı. Tek tek yazmak istemedim ama en az 3 yıl, en fazla 8 yıl olmak üzere maça girememe ve hapis cezası, 1,500 Euro'dan başlayan para cezaları ve 12 ay boyunca her gün karakola giderek imza atma cezaları kesilmiş.

İlginç olan şeyse ceza alan kişilerin yaşları hep 40 ve üzeri. 20'li yaşlarda ceza alan sayısı çok az. Galiba İngiltere'de de eski topraklardan başkası yalan :)

Salı, Mart 29, 2011

Paranoyak Karadeniz Gazetesi!

Gerçekten anlam veremiyorum bazen insanlara. Dün Jaja ile Bilica'nın alem görüntüleri düştü kamuoyuna. Herifler eğlencenin dibine vurmuş, uçup gitmişler.

Bilica zaten kayışı çoktan kopartmış durumda. Artık ona ne desek az. Bir an önce takımdan gönderilmesin dilemekten başka yapacak bir şeyimiz yok.

Gelelim bu yazıyı yazma sebebim olan Trabzonspor medyasında yer alan habere... Karadeniz Gazetesi yukarda bahsettiğimiz olayın manşetine "Fenerbahçe iş başında" yazmış. Allah allah !?! Ne işi birader? Paranoyak mısınız arkadaşım? Geceleri kabuslarınıza mı giriyor Fenerbahçe? 

Jaja içip, sıçsın, karılarla dolaşsın. Sonra "Fenerbahçe iş başında" de. Evet Bilica'yı aslında özel ajan niyetiyle transfer ettik biz. Rakiplerimizin en iyi oyuncularını böyle tuzağa düşürmesi için görevlendiriyoruz. Sonrada şampiyon oluyoruz. Ohhh canımıza değsin...

Hay ben sizin ya!

Neymar Chelsea'ye! mi?


Brezilya Milli Takımı'nın yeni gözdesi konumundaki Neymar, İngiliz kulübü Chelsea'den bir teklif gelmesi durumunda kabul edebileceğini söylemiş.

Chelsea geçen yılda Neymar'ı transfer etmek istemişti ama genç oyuncunun kendini hazır hissetmemesi nedeniyle transferi askıya almak zorunda kalmıştı. Zannedersem geçen yıl alabilselermiş, şimdikinden daha ucuza kapatabilirlermiş transferi. Şayet son 1 yılda inanılmaz bir gelişme gösterdi Neymar ve bu bonservisine de yansıyacak doğal olarak.

Sky Sport News'e konuşan Neymar, "Chelsea büyük bir kulüp. Orada oynamak her futbolcunun hayalidir" diye bir nevi göz kırpmış.

Geçenlerde Emirates'de oynanan Brezilya-İskoçya maçında 2 gol atıp iyice adından söz ettiren Neymar, "Geçen yaz Brezilya'ya benimle görüşmeye geldiler. Oturup konuştuk ancak ben kendimi hazır hissetmediğimi ve henüz erken olduğunu söyledim. Ama bu yıl bir teklif gelirse hiç düşünmeden kabul ederim" diye de son noktayı koymuş.

Ama her ihtimale karşıda, "Santos'ta da çok mutluyum" demeyi ihmal etmemiş.

Tribünsel kesitler #1 Ujpest Budapest-Gornik Zabrze


Macaristan ekiplerinden Ujpest Budapest ve Polonya 1. Lig takımlarından Gornik Zabrze geçtiğimiz günlerde bir dostluk mücadelesi verdi. Karşılaşmaya iki takımın taraftarlarınında sergilediği müthiş görüntüler damga vurdu.













Pazartesi, Mart 28, 2011

Bu adamlar bir başka holigan!

3 Gün önce Litvanya ve Polonya arasında yapılan maçta çıkan olaylar gündeme damga vurmuştu. Takımlarını desteklemek için tribünleri dolduran Polonyalı taraftarlar taşkınlık yapınca polisin müdahalesi gecikmedi. 

Polise meşale, taş ve koltukları fırlatmaya başlayan Polonyalı taraftarlara, güvenlik güçleri gözyaşartıcı gaz ile cevap verdi. İkinci yarıda tekrar olayların başlamasının ardından 8 taraftar yaralanırken çok sayıda Polonyalı seyirci gözaltına alındı.

Bu adamlar tam bir holigan :) Olayların videoları aşağıda...


















Vakit tamam, çıkabilirsin... 20.45

Ne de olsa ezeli rakibimiz. Yaşanan gelişmeler onlar kadar olmasada bizi de ilgilendiriyor. Dün yapılan Mali Genel Kongre'nin ardından kısa bir Adnan Polat karnesi yaptım. Bakalım neler getirmiş, neler götürmüş Saatçi Adnan...

Adnan Polat yönetiminin idari açıdan ibra edilmemesinin ardından, Galatasaray 1 ay içinde olağanüstü seçime gidecek ve tüzük gereği Adnan Polat bu seçimde başkan adayı olamayacak.

2008/2009

Gelenler: Baros, Meira, Serkan Kurtulus, Alpaslan, De Sanctis, Kewell

Gidenler: Meira, Necati, Orhan Ak, Bouzid, Song, Okan, Hakan Şükür

Adnan Polat'ın başkan seçildiği ilk sezonda, Kewell ve Baros gibi yıldız isimler kadroya katılmış, teknik direktörlük görevine Alman teknik adam Michael Skibbe getirilmişti. Ancak ligde gösterilen kötü performans sonrası teknik direktör Michael Skibbe sezonu tamamlayamamış, yerine Bülent Korkmaz getirilmişti.

Sezon sonunda Galatasaray ligi 5. sırada bitirmiş, Türkiye Kupası'nda ise çeyrek finale kadar yükselebilmişti. Sarı-kırmızılılar sene başında Almanya'nın Duisburg kentinde Kayserispor ile yaptığı TFF Süper Kupa final mücadelesini 2-1 kazanarak sezona kupayla başlamasına rağmen bu başarının devamını getiremedi.

2009/2010

Gelenler: Keita, Elano, Neill, Gio Dos Santos, Caner, Jo, Ufuk, Leo Franco, Gökhan Zan, Sarp

Gidenler: Lincoln, Alpaslan , Anıl Karaer, Ümit Karan

2009-2010 sezonuna şampiyonluk parolasıyla başlayan Galatasaray'da transferlerde oldukça dikkat çekiciydi. Özellikle orta sahaya yaptığı takviyelerle kadrosunu güçlendiren sarı-kırmızılılarda, teknik direktörlük görevine de Barcelona'nın eski hocası Frank Rijkaard getirilmişti.

UEFA Avrupa Ligi'nde ise gruplardan lider çıkan Galatasaray, 2. Tur maçlarında Atletico Madrid'e elenerek kupaya veda etmişti. Türkiye Kupası'nda ise çeyrek finale yükselen Galatasaray, Medical Park Antalyaspor'a elenerek bir kez daha hayal kırıklığına uğramıştı.

Ligde ise Fenerbahçe ve Bursaspor'un şampiyonluk çekişmesinden çok uzak kalan Galatasaray, sezonu 3. sırada tamamlayabilmişti.

2010/2011

Gelenler: Stancu, Misimovic, Cana, Musa, Yekta, Pino, Culio, Çağlar, Insua(kira), Ali Turan, Kazım, Serdar Özkan, Mehmet Batdal, Zapata

Gidenler: Keita, Elano, Özgürcan, Emre Güngör, Mehmet Topal, Emre Aşık, Serdar Özkan, Ali Turan,

Başkan Adnan Polat, göreve geldiği günden bu yana futboldaki başarısız tabloyu 2010-2011 sezonunda sonlandırmak istiyordu. Fakat UEFA Avrupa Ligi Play-Off maçlarında adı sanı duyulmamış Karpaty Lviv'e elenilmesi, ardından lige yapılan kötü başlangıç, sarı-kırmızılıların bütün planları alt üst etmişti. Ve sonuç olarak teknik direktör Rijkaard ile 8. haftada yollarını ayıran Adnan Polat, takımın başına Gheorghe Hagi'yi getirerek adeta son kozunu oynamıştı.

Ancak Rumen hocanında gelişinin ardından lige tamamiyle havlu atan Galatasaray, gelecek sezon Avrupa Kupaları'na katılmak için tek umudu olan Türkiye Kupası'na da çeyrek finalde Gaziantepspor'a elenerek veda etmişti.

Geçtiğimiz günlerde Rumen hoca ile de yollarını ayıran Galatasaray'da takımın başına Bülent Ünder getirildi. Sarı-kırmızılılar şu anda ligde 11. sırada bulunuyor.

Bu yazı sporx.com 'da yayınlanmıştır.

Pazar, Mart 27, 2011

West Ham'lılar geliyor karakola kaç!

West Ham'lılar saldırıyor, Tottenham'lılar kaçıyor... 

"West hamlılar geliyooooor karakola kaaaç"

1964 Anfield KOP!



1964 yılında Liverpool'un KOP tribününden görüntüler var. Belgesel tarzında bir video. Ama izlerken tüyleriniz diken diken olacaktır.

Cumartesi, Mart 26, 2011

Amigo Ballack!


Amcam futbolu bırakmış tribünlere çıkmış... Leverkusen- Schalke 04 maçından bir görüntü.


İngiltere'de futbol başkadır!

İngiltere... Futbolun doğduğu yer derler orası için... Gerçekten öyle midir bu işin bilimsel yanı. Ancak bir gerçek var ki orada yaşayan insanlar için futbolun başka anlamları var.

Onların futbol aşkı takımlarının kazandığı kupalara eş değil mesela. Taraftarı oldukları takımın maçına gitmeleri için görkemli stada sahip olmasına gerek yok. Veya yıldız oyuncularla dolu bir takıma sahip olmak değildir hayalleri. Futbolu ve onun ruhunu seviyorlar. Her ne kadar tüm dünyada futbolun geçmişini ve asıl sebebini saptırmak isteyen paragöz insanlar hızla artsada, bu oyunun gerçek amacının bilincinde olanlar hiçbir zaman amatör ruhlarını kaybetmez.

Şimdi aşağıdaki resimlere iyi bakın. Hangi takımı tutuyorsanız tutun, sizin sevginiz kulübün alacağı kupaya, kadronuzdaki yıldızlara, binlerce kişilik müthiş statlara, artık maneviyattan çok maddi amaç güden cafcaflı formalara endekliyse, bana taraftarım demeyin.