Pazar, Ocak 30, 2011

"Giy formanı, çık sahaya...!"


"... Yüreğini koy ortaya"

2 hafta 9 olan puan farkını 4'e indirdik. Ancak şampiyonlukta tekrar iddialı konuma gelmemizden öte sahada o özlediğimiz mücadeleyi görmekten başka bişey mutlu edemezdi beni.

Dakika 87, takım deli gibi pres yapıyor ! Daha ne olsun ?! Maça çıkabileceğimiz belki de en iyi kadroyla çıktık. Demek ki bu takımın sıkıntısı oyuncuyla falan sorunu yok, istekle alakası varmış. Maç öncesinde açılan pankartta aslında taraftarın sahadaki futbolcudan ne istediğini açıkça belirtiyordu.

Belki çok üst düzey baskılı oynamadık ama mükemmel bir çaba ve hırsla bu maçı kazandık. Uzun süre sonra oyuncuları tek tek analiz etmeyeceğim. Çünkü bu sezon ilk kez takım halinde müthiştik. Anlaşılan o ki takım geç olmadan bazı şeylerin farkına varmış. Umuyorum bi tempo gelecek haftalarda da devam eder.

Trabzonlu oyuncuların bu denli çirkef davranmasını ise anlayamadım. Özellikle Tayfun Cora kahpesi maç boyunca bütün F.Bahçe'li oyunculara sataştı, nitekim sonunda kırmızı kartı da gördü.

Tek bi sorunumuz var. İnanılmaz derecede basit kartlar görüyoruz. Buna bi son vermemiz gerek. Zatın kısıtlı olan kadromuzda yaşayacağımız her kayıp bizim için büyük dezavantaj haline dönecektir. Kocaman'ın bu konuda bir uyarı yahması gerekiyor.

Cuma, Ocak 28, 2011

Ben utandım, ya futbolcular ?




Dün akşam herkes Sinan Erdem'deyken biz Kadıköy'deydik. Bende gitmek isterdim baskekbol maçına fakat şartlar bizi futbol maçına gitmeye zorladı.  Saat 7'de yerimi almıştım tribünde ki. Sayılı insan ve sahadaki G.Birliği kalecisi Serdar'dan başka kimse yoktu henüz.


Hayatımda ilk kez bir maçta Kadıköy'ü böylesine boş görüyordum. Bırakın stadı, etrafında bile insana raztlamak mümkün değildi. Tamam basket maçı varda bütün İstanbul oraya gidecek değildi ya !? Dün mükemmel bir tepki verildi belkide, tabii anlayana ! Saraçoğlunu bu şekilde gördüğüm için ben utandım, merak ediyorum futbolcular utanmış mıdır ? Hiç sanmıyourm ! Oynadıkları futboldan bahsetmiyorum bile. Caner'in gereksiz yere gördüğü kırmızı karttan tutun, sahayı terk ederken taraftara yaptığı el-kol hareketi ve Aykut'un ona olan bakışını görmeniz gerekti. Özer hala geziniyor, Bilica hala kademe hatası yapıyor. Dün sahada bir tek Bekir birşeyler yapmaya çalışıyordu. onun haricinde Stoch gene dengesiz deparlarıyla daha 1. adamı çalımlayamadan topu kaybetmeye, Cristian ise rakip oyuncunun peşinden koşmamaya devam ediyor. Şöyle bir maçta bile bu denli ruhsuz oynadıktan sonra bu adamlarla şampiyonluk yolunda ne kadar iddialı olubilir diye düşünmedim değil.






Hızlıca eve gidip basket maçının son periyoduna yetiştim. Tek periyot izleyip, tüm maçı izlemişcesine heyecanlı ve stresli dakikalar geçirdim. Çok rahat girebeleceğimiz son 2 dakikaya basit hatalar ve hücumları değerlendirememe nedeniyle sıkıntılı bir şekilde girdik. Son saniyede Emir'in üst üste yaptığı iki blok ise maça nokta koyan hareketlerdi. Ömer başta olmak üzere takımda ki herkesin hırs ve inancıyla bu sene durdurak bilmeden gidiyor Erkek basket takımı. Daha geleli 1 ay bile olmayan Jasi'nin yüzündeki kazanma isteği o kadar belli oluyor ki, şimdi siz olsanız basket maçına mı gidersin, futbola mı ???




Dün o salonu dolduran herkesin yüreğine sağlık. Formanın hakkını verenler yalnız kalmadı !



Fener Halıları tanıtıldı


Dün duyurusunu yaptığımız Fener Halı'nın tanıtımındaydık. Bildiğin kilim. Kaliteli birşeye benziyor, ama en fazla alıp çocuğunuzun odasına falan koyarsınız. Fiyatları hakkında net birşey söyleyemeyeceğim, toplantıya geç kaldım. Yakında öğreniriz.

Perşembe, Ocak 27, 2011

"Fener halıları" tanıtımı yarın yapılıyor

Yarın Cevahir Alışveriş Merkezi'nde saat 14.00'da Fenerbahçe'nin lisanslı halılarının tınıtımı yapılacakmış.

Bu adamların amacı Fenerbahçe'nin başarılı falan olması değil. Bu adamlar parayı nasıl daha kolay cebe indiririz bunun peşindeler. Neymiş Barca'nın buzdolabı bile varmış. Ee ? Doğruluk kriterimiz Barca'ya mı endeksli bizim ? Onlar bunu yapıyorsa demek ki doğruymuş mu demeliz gerekiyor ?

Fener Alarm, Fener Su daha birçok kapitalizm kokan hareketler, yönetime Cihan Kamer, Abdullah Kiğılı gibi isimlerin gelmesiyle iyice arttı. Spordan zerre anlamayan, tek işleri ticaret olan bu adamlar, bir Spor kulübünü nasıl ticarethane merkezine çeviririz de bizde ordan yolumuzu buluruz düşüncesindeler.

Boğazınızda kalsın, çoluğunuzdan çocuğunuzdan çıksın bu paralar. Fenerbahçe'yi pis işlerine alet edenler, paragöz heriflerin eline bırakanlar yaptıklarının altında kalırlar inşallah.

The Black Mamba / Kobe-Nike

Nike ve Wieden+Kennedy, Kobe’nin oynayacağı bir film projesi üzerinde çalışıyor. Filmde Robert Rodriguez ve Bruce Willis gibi Nike’ın genellikle birlikte çalışmadığı insanlar da yer alıyor.


Robert Rodriguez, The Black Mamba isimli filmde Kobe Bryant, Bruce Willis ve Danny Trejo’dan oluşan oyuncu kadrosunu bir araya getirdi. Filmin yapımcılığını Nike Basketball yaparken yönetmenliği Rodriguez üstleniyor. Film önümüzdeki NBA All-Star hafta sonunda gösterime girecek.

Maksat tatlı yiyelim, tatlı konuşalım (mı) ?

Bugün Samandıra'da yapılan idmana 50-60 kişilik abi ve kardeşlerimizden oluşan bir grup ziyarette bulunmuşlar. Maksat futbolculara moral vermek ve rakiplerin puan kaybettiği şu haftalarda farkı azaltıp şampiyonluk yolunda bizi taşıyacak oyunculara "yanınızdayız" mesajı vermek.


Böyle bakıldığında gayet mantıklı ve yapılması gerekenin yerine getirildiği düşüncesi kafanızda oluşur. Ancak bunun öncesi ve daha da gerilere gittiğimiz de bu ne perhiz, bu ne domates çorbası demeniz içten bile değil. Takım ligin ilk yarısını rezalet top oynayarak kapatmış, oyuncular ise ikinci yarı için büyük sözler sarfederek hazırlıkların çok iyi geçtiğini, çok farklı bir takım olduklarını söylemeye başlamıştı. Yeni Malatya şokunun ardından Samsun maçı artık taraftarın doruk noktasına ulaştığı yer olarak gösterilirken oyuncular aslında hiçte böyle düşünmüyordu. Her basın toplantısında inatla çok iyi bir hazırlık dönemi geçirdiklerinden bahsediyorlardı.


Samsun maçında gene o çok iyi hazırlanan takım sahada olmayınca taraftar da isyan etmiş ve tepkisini dile getirmişti. Ancak kaleci Volkan taraftara saha içinden küfürler yağdırarak, maçtan bir gün sonra ki basın toplantısında da " ben bilmem kaç yıldır burdayım dibi de gördüm, tavanıda taraftar yeter ki sussun" vs zırvalıklarıyla hesapta takıma sahip çıkıyordu. Biz de Volkan'ın ilk kaleye geçtiği yıllarda ki yediği golleri de, sonrasında kendini geliştirip kurtardığı maçlarıda iyi biliyoruz. Ve yine biz onu saçlarına jöle sürdüğü için yerden yere vurup, yeri geldimi sahip çıkmasınıda iyi biliyoruz. Bu demek oluyor ki Volkan bize ne yapıp, ne yapmayacağımızı öğreteceğine sahada arkadaşlarının oynadığı topa bir baksın.


Samsun maçında taraftar tepki verdi ve ardından Gençlerbirliği maçında da tepkilerin süreceği söylendi. Bugün sabah işe gelip haberleri okuduğumda bir grup taraftarın idmana gelerek oyunculara baklava yedirdiğini ve resimler çekildiğini yazıyor. Resim yok. Dedim gene yönetim yanlısı bir kaç grubun işidir. Merak ettim Ajans'ta resim vardır diye girdim ki girmez olaydım. 1 hafta önce takımı protesto ediyor diye taraftarına küfür eden Volkan'a abilerimiz elleriyle baklava ikram ediyorlar. Ruhsuz diye demediklerini bırakmadıkları futbolculara (ki dibine haklılar) neyin moralini olduğunu anlamadığım bir ziyarette bulunuyorlar.


Ben gerçekten neyin morali olduğunu anlamadım bu ziyaretin, anlayan varsa açıklasın lütfen. 


Ve ardından yarın Gençlerbirliği maçına değil, basket maçına organizasyon düzenleneceği açıklanmış.  Mükemmel yerinde bir karar ama bir arkadaşımında uyarısıyla geçen sene FB-GS bayan voleybol maçına gidilmeyip, Fenerbahçe-Altay kupa maçına gidildiğini hatırladım.


Benim diyeceğim bu kadar. Boşlukları siz doldurun artık..!
Baklayı biz yedikte haberimiz yok, ölmüşüz ağlayanımız yok !

Çarşamba, Ocak 26, 2011

Kargaları besledik, oyulmayı bekliyoruz !


Bugün 50'ye yakın taraftar antrenmanda futbolcuları ziyaret etmiş. Resimdekileri görünce gidenlerin GFB'den abilerimiz olduklarını anlayabiliyoruz. Ellerimizle besledik, inşallah gözümüzü oymazlar..!



Pazar, Ocak 23, 2011

3 puan tamam da !?

Dün Antalya maçında aldığımız 3 puan bizim için çok önemliydi. Şampiyonluktan kopmamak amacıyla Trabzon ve Antalya maçlarından alacağımız 6 puan altın değerinde desek yanlış söylemiş olmayız.


Düzgün bir futbol sahneleyemedik. Keşke sorun sadece ortaya koyduğumuz oyunda olsaydı. ama maalesef F.Bahçe'deki sıkıntı bundan cok daha fazlasından ibaret. Ruhunu kaybetmiş şekilde sahada yer alan futbolcular, şampiyonluk yolunda umutlarını yitirmeyen taraftara eziyet eder gibi bir futbol oynuyor.


Yedek kulübesine baktığımızda, oyuna girdiğinde maçı çevirir diyebileceğimiz bir tane isim yok. Sahadakiler de gol yiyeceğiz korkusuyla oynamaktan ileri bile çıkamıyor. İlkyarıdaki futbolumuza göre bir değişim var. Ama -'ye doğru bir değişim. Benim bu sene için çok fazla bir umudum yok zaten ama en azından oynayarak kaybetmeleri daha onurlu bir hareket olur. F.Bahçe'nin yetenekli değil, daha fazla onurlu ihtiyacı var.

Sutton Brown geri döndü

Tammy Sutton Brown tekrar Fenerbahçe Bayan Basketbol takımımıza geri döndü. Gercekten çok etkili ve yetenekli bir isim. Ardı ardına yaşadığımız oyuncu kayıplarından sonra Sutton Brown takıma kazandırılmasına çok sevindim. Umarım eski performansından aşağıda değildir.

Hoşgeldin Sutton!

Özhan Canaydın Heykeli Açılışı






Resimler tarafımdan çekilmiştir.

Cumartesi, Ocak 22, 2011

Trabzon-Ankaragücü maçı notları

Trabzon-Ankaragücü maçından notlar...

* Çok sayıda gol pozisyonunu değerlendiremeyen Burak Yılmaz’a oyundan çıktığı sırada ıslıklı protestoda bulundu.

* Colman da oyundan alınmasının ardından yedek kulübesinde eşofmanını yere atıp tekmeleyerek Şenol Güneş’e tepki gösterdi.

* Trabzonspor’da sakatlığı bulunan Egemen Korkmaz ile cezalı olan Engin Baytar A.Gücü maçında oynamadı.

* Teknik direktör Şenol Güneş, yeni transferler Pawel ve Piotr Brozek kardeşleri 18 kişilik maç kadrosuna almadı.

* Avni Aker Stadı tribünlerinde yer yer boşluklar gözlendi. İki takım sahaya 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları’na destek amacıyla ‘Anadolu'nun zirvesinde buluşalım’ pankartıyla çıktı.

*Geçen hafta G.Saray’ın yeni stadı Türk Telekom Arena’nın açılışında yaptığı konuşma nedeniyle Sarı - Kırmızılı camianın tepkisiyle karşılaşan TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar için Trabzonsporlu taraftarlar, “Adam gibi adam Erdoğan Bayraktar” yazılı pankart açtı.

Cüneyt Koryürek'i andık!


Geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitiren Türk sporunun duayenlerinden Cüneyt Koryürek, ölümünün 3. yılında anıldı. Vaniköy’de gerçekleşen anma törenine Koryürek’in ailesi ve dostları katıldı. Can Ataklı, Mehmet Arslan gibi önemli isimlerin olduğu yemekte bizde ustamızı anıp, güzel anıları dinlemek üzere oradaydık. Kendisini bir kezde buradan anmış olalım.

Cuma, Ocak 21, 2011

"İş Ortağı"ndaydık !

Vodafone'un düzenlediği "İş Ortağım" kupası finalindeydik bugün. İş icabı tabii ki. Duyduk ki Şeytanımızda gelicekmiş, koşa koşa gittik. Bu adam efsane değilde ne be abi ?!

Turnuvanın galibi Formasan takımı, 6 Şubat’ta Abu Dhabi’de yapılacak Vodafone Kupası’nda Rıdvan Dilmen’in teknik danışmanlığında Türkiye’yi temsil edecek. Eski futbolculardan Gökhan Keskin, Tayfun Hut, Metin Uzun ve Nurettin Yıldız’ın yer aldığı Şöhretler Takımı ise Antalya ekibi Urart ile yaptığı maçtan 3-1 galip ayrıldı.

Not: Parmakların bana ait değil :)

Perşembe, Ocak 20, 2011

Şaziye İvegin Röportajı


Geçtiğimiz hafta Kadınlar All-Star mücadelesi için Eskişehir'deydik. Fırsat bu fırsat diyip kısa röportajlar yaptık. Bunlardan bir tanesini Fenerbahçeli basketçi Şaziye İvegin ile gerçekleştirdik. Keyifli bir sohbet oldu. Teklifimi kabul edip konuşan Şaziye'ye bir kez daha teşekkür ederim.

Şampiyonluktaki iddia ve takım hakkında neler söylemek istersin ?

Bence bu sene bizim ligimiz çok daha kaliteli bir lig oldu. Kolay lokma diyebileceğiniz takım kalmadı artık. Ama sonuç olarak Galatasaray’ında bizim de birer mağlubiyetimiz var. G.Saray kaliteli bir takım. Belki bir yabancı transfer ederlerse daha da etkili olabilirler. Biz de çok iyi bir takımız. Sadece Türk’lerle değil yabancı oyuncularımızla da çok sıkı arkadaşlık ortamımız var. Bu zaten sahaya yansıyor. Şampiyonluk yarışında ki tek dezavantajımız Euroleague’de olmamız. Sürekli yolculuklarla geçiyor günlerimiz ve bu gerçekten çok yorucu oluyor.Onun dışında pek bir aleyhimizde bir durum söz konusu değil. Bu yüzden şampiyonluğun en iddialı takımıyız.

Penny’nin ve Taurasi’nin gidişi takımı nasıl etkiledi? Bu kayıplar Avrupa hedefinden sizi uzaklaştırır mı ?

Son maçımızı Diana Taurasi’siz oynadık ve kazandık. Tabii ki de çok iyi ve kaliteli bir oyuncu kaybettik ama yerine gelenler de en az onun kadar yetenekli basketçiler. Avrupa’da 10’da 10 yaptık ve bir tek Ekaterinburg maçımız kaldı. Şuanda ilk 4’ü garantiledik. Rakiplerimiz ne kadar güçlü olursa olsun inanıyorum ki final four’a ve oradan da finale çıkacağız. Taurasi’yi kaybetmek istemezdik. Takıma inanılmaz büyük faydası vardı. Gidişi hepimizi üzdü ve etkilenmedik dersek yalan olur. Ama oyun anlamında yerine gelen arkadaşlarla belki daha iyi uyum sağlayarak çok daha iyi bir takım olabiliriz, bu hiç belli olmaz.

Sözleşmen ne zaman sona eriyor ? Burada kalmayı düşünüyor musun ?

Sözleşmem sene sonunda bitiyor. Şuan zaten bu takımın oyuncusuyum. Bunun dışında gelen bir teklif yok. Ancak Fenerbahçe’de kalmayı tabii ki isterim. Benim için ilk planda her zaman Fenerbahçe oldu. Bundan sonrada böyle olacak. Bu yüzden transfer de öncelik kulübüme ait. Daha sonra Türkiye’den veya Avrupa’dan gelen teklif olursa değerlendiririm.

TKBL All-Star hakkında değerlendirme..
Güzel bir organizasyon oldu. Ben salonu çok beğendim, gerçekten harika olmuş. Eskişehir son derece değerli bir şehir. İnşallah başka illerimizde de böyle spor salonları yapılır ve sadece basketbol değil bir çok branşa hizmet eder. Geçtiğimiz sene 3 sayı yarışmasını kazanmıştım ama bu sefer başaramadım Sanırım biraz eskimişim ( gülüyor ).

Futbolun şehitleri yaşıyor!

Samsunspor bundan tam 12 yıl önce Malatya deplasmanına giderken trafik kazası yaşamışlardı. Teknik direktör Nuri Asan, futbolculardan Mete Adanır, Muzaffer Badaloğlu ve Zoran Tomiç ile şoför Asım Özkan feci kazada hayata gözlerini yummuştu. 1989'da yaşanan bu kazada vefat edenleri saygıyla anıyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

Salı, Ocak 18, 2011

"Herkes korkudan susar..."

Barcelona Belediyespor veya New York Belediyespor yokken, bizim memlekette İstanbul Belediyespor varsa...

Ankara Belediyespor yüzünden futbolun altı üstüne geliyorsa... Cem Uzan’ın faturası Adanaspor’a; Dinç Bilgin’in faturası Göztepe’ye kesiliyorsa... 1970 Kasımpaşa yok, 1980 Kasımpaşa yok, 1990 Kasımpaşa yok, 2000 Kasımpaşa yok, 2002 Kasımpaşalı iktidar, 2004 Kasımpaşa üçüncü ligde, 2005 Kasımpaşa ikinci ligde, 2006 Kasımpaşa birinci ligde, 2007 Kasımpaşa süperligde’yse... Eski Maliye Bakanı, sanki cebinden verecekmiş gibi, Eskişehirspor’a Ronaldinho’yu getireceğim diyorsa... Yeni Maliye Bakanı’nın memleketi Batmanspor’la Fenerbahçe’ye maç yaptırılıyor ve TRT Şeş’ten yayınlanıyorsa... Rize’deki Atatürk Stadı’nın ismi siliniyor, Tayyip Erdoğan Stadı yapılmak isteniyorsa... Kafasına ampul şapkası takılan Hakan Şükür, miting kürsüsüne çıkarılıyorsa... Basketbol federasyonu başkanı, referandumda evet çıksın diye dua ediyorsa... Milli takımın maçı, Başbakanımızın iftar programı nedeniyle geç başlatılıyorsa... Hayır’cı Fazıl Say’ın üstünü çizip, evet’çi Sezen Aksu kadroya monte ediliyor ve “dev” adamların töreni “minik” serçeyle yapılıyorsa... Ponpon kızlar yasaklanıyorsa... Başbakan yuhalandı diye, bütün salonun kameraları tek tek incelenip, insanlar gözaltına alınıyorsa... Ermeni açılımını futbol üzerinden yapmaya kalkıp, Azerbaycan bayrağına yasak getiriliyorsa... Bazı kulüplere seçim yatırımı olarak para aktarıldığı iddiası WikiLeaks belgelerinde yer alıyorsa... Sivas mitinginde Sivasspor atkısı, Sakarya mitinginde Sakaryaspor atkısı, Mardin mitinginde Mardinspor atkısı takılıyor; kafa ile kol arasına bağlanan taraftar atkısı, kafakol aracı haline getiriliyorsa... Efes Pilsen yasaklanıyorsa... Avrupa’yı dize getiren 105 senelik kulübe, kömür yardımı muamelesi yapılıyorsa...


Spor siyasete alet ediliyorsa...

Herkes korkudan susar.


Gerçekleri tarih yazar.









Ne yazmışsın be...

Pazartesi, Ocak 17, 2011

"Polat yalakalık sınırlarını zorluyor ! "

Cumartesi günü Eskişehir'de olduğumdan dolayı Türk Telekom Arena açılışında yaşanan olayların detayını İstanbul'a döndükten sonra öğrenebildim.

Zaten açıklamalar yapılmaya devam ediyor. Erdoğan "O stadı ben yaptırdım, G.Saray'ın bir kuruşu yok" demiş. Toki'nin başkanı da baya bi bombalamış. Bunların üstüne Adnan Polat başta olmak üzere Sarı Kırmızılı camiadan birçok isim bu açıklamalara hak verip, özür dilemişler. Adnan Polat ise bu tepkiyi verenleri 300-500 kişi olarak nitelendirdi dün gece.

Galatasaraylılar adına gerçekten üzüldüm. Çünkü taraftarının ve kulübünün arkasında duramayan bir başkana sahip olmanın ne demek olduğunu iyi biliyorum. Olaylardan sonra Akp'li vekiller ve Bakan'lar Galatasaray taraftarına demediklerini bırakmadılar... Şerefsizler, nankörler, acizler, sefiller sadece aklıma gelen kısmı. Ve acıdır ki adnan Polat'ta bu sözleri kabul edip özür diliyor. Bu duruma en güzel tespiti Muharrem İnce'den geldi ; "Adnan Polat yalakalığın sınırlarını zorluyor !! ".

Tayyip Erdoğan bu stadı cebinden mi yaptırdı ? Cebinden bile yaptırsa karşılığında Seyrantepe'den 2 kat değerli arazisi olan Ali Sami Yen'i almadı mı ? Erdoğan bizim vergilerimizle stat yaptırırken aklı neredeydi ? Bu ülkede herkesin kendisini sevmek zorunda olduğunu mu düşünüyor ? G.Saraylıları tehdit ederek neyi amaçlıyor ?

Bu olayların sonrasında Galatasaraylı taraftarlardan sandıkta birşey yapacağını zannetmesemde verilen bu tepki son derece alkışlanılcak bir hareket olarak hafızalarımıza kazındı.

80 darbesinin mimarı Kenan Evren o dönemlerde stadyumda maç izlemeye geleceği zaman anons yaptırılıp gelecek tepkileri engelliyorlardı, ve lehine tezahurat yaptırıyorlardı. Yakın zamanda bunlarıda görürsek hiç şaşırmayın derim. Biz ikinci 12 Eylül dediğimizde boşuna demiyorduk.

Kadınlar All-Star, Röportajlar, Fotoğraflar...


Kadınlar All-Star maçı dolayısıyla 2 gündür Eskişehir'deydim. Dolayısıyla bloga vakit ayıramadık. Ancak yaptığım röportaj ve çektiğim çok özel fotoğraflarla yarın geri döneceğim.Biraz dinlenmem gerek.Haberini şimdiden vereyim dedim sonra "vay ben duymadım, vay ben görmedim" demeyin.

Fenerbahçeli Şaziye İvegin, Galatasaray'lı Işıl Alben ve Bahar Çağlar'la ufak röportajlarımız oldu. Önce Basket Dergisi'nde yayınlanacak ve ardından blogda yayınlayacağım. Şimdilik sağlıcakla kalın.

Cuma, Ocak 14, 2011

Utanıyorum !



Dün gece ki maçtan sonra bir grup taraftar takımı Antalya havaalanında karşılamışlar. Aman he ! Protesto falan yapıldı sanmayın. Şampiyonlar gibi karşılamışlar hemde.


Şimdiye kadar duyduklarım içinde Fenerbahçeliler Derneği, Unifeb, Antalya GFB üyelerinin bulunduğu bir toplulukmuş bu karşılamayı yapan. Diyecek sözüm yok. Çünkü utanıyorum. Hiçbir bahane kabul edilemez. Yok senede bir görüyorlarmış falan. Ucuz bahaneler bunlar.Bu taraftar böyle yalakalık yapmaya devam edecekse, biz ezilmeye mahkumuz demektir. Daha sene başında Bu Unifeb'liler değilmiydi yönetim kendilerine sahip çıkmadı diye kendileri fesh eden ? Sonra yönetime bin tane haber yollatıp tekrar tribüne dönmek isteyen ? Şimdi de takımı havaalanında karşılamışlar. Ayıptır günahtır.


Birazcık onurumuz vardı, o da ayaklar altına alındı.

Perşembe, Ocak 13, 2011

Giren Taraftara, Çıkan Taraftara!!

Formayı çıkarın çıplak bile oynamayın!

Maçı izleyemediğim rahatsızlığımdan ötürü ama Yeni Malatyaspor'a karşı alınan bu sonuçtan sonra iki elim kanda olsa da birşeyler yazmadan duramazdım. Böyle bir sonucun ardından yorum yapmak için ne maçı izlememe nede dinlememe gerek var. Çünkü bu taraftar ilk kez yaşamıyor bunu. O yüzden az çok başımıza gelen şeyi biliyoruz.


Bundan 12 sene önce Pendik'te görmüştük bu sahneleri, ardından 2001-2002'de Devler Ligi'nde grup maçlarını 0 puanla kapamıştık, bu sene son maçtanda puan alamazsak aynısını yaşamış olacağız.. Şimdi de aynı senaryolar dönüyor. O zamandan bu zamana Fenerbahçe'de değişen ne oldu ? Sürekli antrenörler, futbolcular, yöneticiler değişti tek bir isim hep kalıcı oldu. O da Aziz Yıldırım. Bu kulüp tarihinin en kötü yıllarını bu adamın yönetiminde geçirdi. 100 yılı aşkın geçmişinde taraftarına hiç bir zaman yaşatmadığı acıları Aziz Yıldırım döneminde yaşattı.


Peki bu adam için halen Büyük Başkan diye hitap edenler gerçekten Fenerbahçeli mi ? Kimse kusura bakmasın ama sokayım size de o büyük başkanınıza da ! Pepe Metin'in meşhur bir lafı vardır; " Herkes herkesten çok Fenerbahçelidir" diye. Ama siz bu yoruma dahil olamazsınız bile. Sıktı artık sizin amatör branşlarınız, tesisleriniz. Soruyorum lan size, o çok övündüğünüz amatör maçlarına hayatınızda kaç kere gittiniz ? O millete hava attığınız güzel tesislere kaç kere girebildiniz ? Tatmadığınız duyguların cakasını satarak ancak kendinizi tatmin edersiniz. Bu mağlubiyetle 28. senemizi doldurmuş oluyoruz Türkiye Kupasına olan hasretimizde. 


Fenerbahçe'de birşeyler değişti diyorlar ya Aykut'un gelişiyle. Evet değişti. Önceki senelerde en azından final falan oynuyorduk Türkiye Kupasında, derbi kazanıyorduk. Artık onlarıda kaybetmiş olduk. Bizimle dalga geçen Beşiktaşlılara ve Galatasaraylılara artık değil kızmak dibine kadar hak veriyorum. Bizim gibi tepkisini dile getirmekten aciz taraftara sahip bir kulübe herşey müstehak !! 


Kadıköy'de ki ilk maçta yönetimi istifaya davet etmeyenin Fenerbahçeliliğine sokayım açık ve net !


Not: Blogumda böyle sert yazılar pek yazmam ama herkesinde bir sınır noktası vardır. Mazur görün...

LeBron'un Yeni Patileri


                                                                                  Büyütmek için üzerine tıkla
Nike ve LeBron James, ünlü basketbolcunun kendi imzasını taşıyan sekizinci ayakkabısının bir sonraki versiyonu LEBRON 8 V/2’yi tanıttı. İlk LEBRON 8’e kıyasla 28,35 gram daha hafif olan LEBRON 8 V/2, üst bölümü, kilit bölgelerde TPU ile güçlendirilmiş hafif file tabakasıyla desteklenen gelecek nesil Flywire teknolojisi kullanılarak yapılmış ilk Nike basketbol ayakkabısı olma özelliğini taşıyor.

Salı, Ocak 11, 2011

Galatasaray Efsaneleri Samiyen'de


Bugün Ali Samiyen'in kapanışı var. Sabah 11'de efsanevi oyuncuların bir basın toplantısı düzenleyeceği söylendi. Bir gidip bakalım dedik...












"Gül Tükendi, Ben Tükendim"

42 yaşında hayata gözlerini yumdu... Farklı yorumu ve türküleriyle hayran bırakmıştı kendine bizi... Çatalca'da geçirdiği trafik kazası sonucu aramızdan erken ayrıldı Kıvırcık Ali (Ali Özütemiz). Mekanı cennet olsun...







Pazartesi, Ocak 10, 2011