Cuma, Temmuz 01, 2011

Yandı yürek, yana yana...

Ben daha çocuktum onlar yakılırken. Yıllar geçtikçe büyüdüm. Zaman akıp gittikçe her gün onlarla beraber yandım... Ama ateşimi hep içime attım.

Madımak Katliamında olanlardan bahsetmeyeceğim. Çünkü zaten artık herkes orada yaşanan cinayeti çok iyi biliyor. Bu saatten sonra konuşulacak bir şey varsa o da Alevilerin çektiği çileye son verilmesi meselesidir.

2 Temmuz 1993'te aydınlarımız yakılırken bize yapılan bu zulüm ilk değildi. Biz daha önce camilerde de öldürüldük... Biz daha önce üniversitelerde de dayak yedik. Biz daha önce dinsiz de ilan edildik...

Ailemin bana neden küçükken "Oğlum her yerde Aleviyim deme" dediğini zamanla daha iyi kavrar oldum. Ama bana bunu ilk dediklerinde çocuk yaşımla verdiğim cevabımı artık daha şiddetli söylüyorum "Aleviliğimle gurur duyuyorum."

Tarih sahnesinde yüz yıllar boyu bu kadar işkence görmesine rağmen toprağına ve dinine bağlı bir toplum daha yoktur. Zaten bu yüzden değil midir bize yapılan zulüm?

Ne bize yapılan zulümlerin sonu gelecek ne de Allahın Aslanı "Ali"mizden vazgeçip yurtsever bilincimizi kaybedeceğiz... Her gün yakılacağız ama bir gün o ateşin dumanında sizi boğacağız...

Okumanız gerekiyorOnur Caymaz ,Ozan abi




1 yorum:

koala dedi ki...

İnsanların kimliklerini rahat rahat söyletmeyenlerin amına koyayım