Pazar, Temmuz 24, 2011

Minareler tribün, camiler stat olacak!


Abdullah Gül'ün çok sevdiği dostu Hasan Doğan'ın Türkiye Futbol Federasyonu başkanı olmasıyla cemaatin futbol piyasasına giriş günümüze kadar basamak basamak ilerlemiştir. Hasan Doğan belki kişilik olarak herkesin sevdiği saydığı bir insandır ancak belki bilerek, belki bilmeyerek cemaatin futbola piyasasına girişinin anahtarıdır.

Hasan Doğan'ın yönetim kurulu listesine bir bakalım...

TFF Başkanı - Hasan Doğan - Beşiktaş Kongre Üyesi
TFF Başkanvekili - Lütfi Arıboğan - G.Saray Basketbol Takımı eski kaptanı
TFF Başkan Danışmanı - Süheyl Onan - Trabzonsporlu
TFF Başkan Danışmanı - Ahmet Güvenen - Galatasaraylı
Disiplin Kurulu Başkanı - Reşat Bostan - Galatsaraylı
Tahkim Kurulu Başkanı - Adnan Türkkan - Beşiktaşlı
Hukuk Kurulu Başkanı - İhsan İlhan Helvacı - Galatasaraylı
Gözlemciler Kurulu Başkanı - Kemal Dinçer - Fenerbahçeli
TFF Üyesi - Mehmet Ali Aydınlar - Fenerbahçeli

Hasan Doğan Remzi Gür'ün iş ortağıydı. Başbakan dahil tüm milletvekillerine takım elbisesini giydiren Ramsey'in sahibinin iş ortağıydı.

Aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan'ın tatil sponsoruydu ve Remzi Gür'ün yazlığında tatil yapıyordu.

Recep Tayyip Erdoğan'ın Amerika'da eğitim gören çocuklarının masraflarını Remzi Gür ve Hasan Doğan karşılaşmıştı.

Ve "Ben futbolu bilmiyorum" diyen Hasan Doğan ne hikmetse TFF başkanı seçilmişti.

Vaziyet bu haldeyken bile insanlar o yıl "Federasyon Fenerbahçeli" demiş ancak ne hikmetse sezon sonu G.Saray şampiyon olmuştu. O yüzden bugün insanların kalkıp Fenerasyon diye ağlamalarını komik buluyorum.

Listedeki başta Lütfi Arıboğan olmak üzere birçoğu AKP bağlantılı... Özellikle o dönem Galatasaray Asbaşkanı olan Mehmet Helvacı'nın kardeşi İhsan İlhan Helvacı Hukuk Kurulu başkanı idi. Ve Helvacı'nın 'kanka'sı olan ve onun hukuk bürosundan 2 avukat o yıllarda TFF'de işe alınmıştı.

Öte yandan Tahkim Kurulu Başkanı olan Beşiktaşlılığı her kesim tarafından bilinen Adnan Türkkan, Fenerbahçemiz'den sorunlu bir şekilde ayrılarak Real Betis'e giden Aurelo'nun 5 milyon 250 bin dolar tazminat ödeme kararını iptal etmişti. Ve bu karar sonrası bilindiği gibi Aurelio garip bir şekilde Beşiktaş'a transfer olmuştu.

Fenerbahçe'nin en kötü dönemlerinde bile Federasyonu Fenerbahçeli olmakla suçlayan beyinlerden sağlıklı yorumlar beklememek gerek.

Onun dışında bugün futbola indirilen siyasi darbeyi görmezden gelip Fenerbahçe'nin de kurban seçilmesini gözardı edip bundan zevk almaya bakanlar gün gelir devran döner... Hiçbir Fenerbahçe taraftarı "biz tertemiziz" demez, diyemez. Bizim tek beklediğimiz "adalet veriyoruz" kisvesine bürünenlerin aslında "adaletin içine ediyoruz" yaptırımlarıdır.

Bugün futbolun temizlendiğine inanarak sesini çıkartmayanların yarın "Ergenekon" soruşturması kapsamında sabahın 4'ünde evine baskın düzenlenen insanların hakkını korumaya da yüzü olmamalıdır. Aynı hukuksuzluğu bugün futbolda yaşıyoruz.

Hiç yorum yok: