Cuma, Temmuz 01, 2011

"Bu transfer teklifi reddedilemez!.." Bazen edilir...


Duyduk ki Liverpool'da oynamak isteyen Connor Wickham'ı Ipswich Town para uğruna Sunderland'e veriyormuş...

Her insanın hayatında bazı dönüm noktaları olur... Şans ayağınıza her gün gelen bir şey değildir. Geldiğinde ise onu değerlendirmek size kalmıştır. Tren bir kez kaçtı mı, ona bir daha yetişmek çok zordur. Ya arkadan gelen trene binip öndekini geçeceksiniz, ya da arkada kalmaya mahkum olacaksınız.

Futbol camiasında da transfer günlerini yaşadığımız şu günlerde birçok futbolcu akla hayale sığmayacak transfer teklifleri alıyor. Peki kaçı bu fırsatları değerlendirebiliyor? Ya da fırsat olarak gördüğü teklif aslında onun sonu mu olacak? Geçmişte bazı önemli futbolcuların dönüm noktalarını araştırmış İngiliz medyası. Birkaç isim çıkarmışlar ben de sizle paylaşayım istedim...

ALAN SHEARER

1992 yılında Premier Lig'e yükselen Blackburn Rovers'ın ilk hedefi önce kalıcı olabilmekti. Ancak 1991 yılında kulübü satın alan Jack Walker her zaman daha fazlasını isteyen bir adam oldu. Önce Liverpool efsanesi Kenny Dalglish'i takımın başına geçirdi ardından Manchester United'ın transfer etmek için çok uğraştığı Alan Shearer'ı kadrosuna kattı.

Shearer Ferguson'u reddederken kimilerine göre ayağına gelen bu büyük fırsatı tepiyordu ancak Premier Lig'e yeni yükselen Blackburn 1992-93 sezonunu 4., 1993-94 sezonunu 2. ve 1994-95 sezonunu Manchester'ın önünde şampiyon olarak tamamladı. Alan Shearer'ın 138 maçta 112 gollük mükemmel performansıyla altın çağını yaşayan Blackburn, 1996 yılında usta golcünün Newcastle'a transferinin ardından çöküşe geçmiş ve nihayetinde 1998-99 sezonunda bir kez daha küme düşmüştür.

Alan Shearer Blackburn'de gösterdiği müthiş başarı sonrası tıpkı 1992 yılında olduğu gibi Ferguson tarafından transfer edilmek istense de İngiliz golcü yine tercihini başka bir kulüpten yana kullanmıştı.

Belki Shearer 1992'de Manchester'a gitseydi onu bugün gelip geçici forvetlerden biri olarak tanıyacaktık...


STEVEN GERRARD

2005 yılında Liverpool'un 25 yaşındaki genç kaptanı Steven Gerrard'a Chelsea kafayı takmıştı. Daha doğrusu o dönem Chelsea'nin menajeri olan Jose Mourinho kafayı takmıştı dersek yeri olur. İngiliz orta saha oyuncusu için Liverpool kulübüne 32 milyon sterlin teklif edilmişti. Ve bu teklif Steven Gerrard tarafından da doğrulanmıştı.

Liverpool taraftarlarını çığrından çıkaran bu teklife kulübün olumlu yaklaşması ise tam bir kaostu. Ancak herkes biliyordu ki büyük kaptan Liverpool'dan ayrılmak istemiyordu. Ve o yıllarda Liverpool'un başında olan Rafael Benitez olaya son noktayı koyuyordu: " Ben Steven'ın gitmek istemediğini düşünüyorum. Bizim paraya ihtiyacımız yok, ama Steven'a var!"


LE TISSIER

Onu herkes attığı inanılmaz gollerle hatırlayacaktır. Birçoğumuzun çocukluğuna gelen dönemlerde futbol oynayan İngiliz futbolcunun attığı akıl almaz golleri halen internette izlediğimde şaşkınlıkla karşılıyorum.

O yıllarda Southampton forması ile inanılmaz bir çıkış yakalaya Tissier, 90'lı yıllarda Chelsea, Tottenham gibi kulüplerin reddedilemeyecek tekliflerini geri çevirerek kulübüne olan sadakatini göstermeyi tercih etmişti.

Southampton taraftarı ise Le Tissier'in bu şahane karakterini ise ona "Le God" lakabını takarak onurlandırmıştı.

Le Tissier belki Tottenham veya Chelsea kulüplerine gitseydi adı daha çok duyulan bir futbolcu olabilirdi ancak başka hiçbir yerde "Le God" olamayacaktı.


ROBINHO

2005 yılında dünya futbolunun yeni yıldızı Robinho Real Madrid takımına transfer oldu. Ancak Brezilyalı yıldız ne istediği süreyi alabildi ne de oynadığı zamanlarda kendisini gösterebildi. Nihayetinde 2008 yılında Premier Lig'den Chelsea ve Manchester City'nin transfer listesine girdi.

Real Madrid ve Robinho Chelsea'nin teklifini kabul etti ancak Robinho transferin son gününde karar değiştirip 32.5 Milyon Sterlin'e Manchester City'e transfer oldu.

Robinho, "Chelsea bana ve Real Madrid'e transferin son gününde inanılmaz bir teklif yaptı ama üzgünüm, Manchester'a gideceğim" demişti. O günden beri kim bu çocuğun aklını çeldi bilinmiyor ancak son gün değiştirilen kararın Robinho'nun kariyerini oldukça olumsuz yönde etkilediği kesin.



LUCAS NEILL

Bu adam ayağına gelen her şansı o kadar çok tepmiş ki, "oha be abi" diyorsunuz içinizden resmen. 2001 yılında Blackburn'e katılan Lucas, oynadığı oyunla herkesin konuştuğu isim haline geldi. Özellikle Liverpool'un Neill'ı transfer etmek için attığı taklaların bini bin paraydı.

2007 yılında Blackburn'den ayrılırken Rafa onu takıma katma istiyordu ama o West Ham'ı seçti. Nedeni ise West Ham'ın verdiği haftalık 60 bin dolardı.

2006'da ise Barcelona'nın hocası olan Rijkaard'ın "O en iyi kulüplerde oynamayı hak eden bir oyuncu" iltifatının altında yatan transfer talebini görmezden gelmiş Chelsea'yi hiç tınlamamış bile...

Şimdi G.Saray'da kulüp içinde istenmeyen adam haline geldi neredeyse.. Sen Chelsea, Liverpool, Barcelona'yı takma sonra bu hale gel... Adamın aklını alırlar Kamil!

Hiç yorum yok: