Pazartesi, Nisan 25, 2011

Mucizenin adı; Güiza! 3-5

Korku filmi yaşadık dün akşam. Bize bunu yaşatan, sezon sonu yüzümüzü güldürecek adamlar olunca bir şey diyemiyor insan. Ama bu galibiyet, son dakika da gelen Antep'ten alınan 3 puandan daha değerli bir konuma yükseldi.

Türkiye'nin her yerinden İzmir'e akın vardı dün. Tribünlerde 40.000 kişiden fazla insan vardı. Çoğu Fenerbahçeli... 100. yılımızda şampiyonluğun geldiği statta alacağımız bu galibiyet, belki garantilemesekte şampiyonluğun anahtarını bize verebilirdi. Ancak sahaya çıkan oyuncuların futbolunda bir değişim vardı. Çok rahat, relax ve geniş davranıyorlardı. Evet top bizde kalıyordu, oyunun kontrolü elimizdeydi. Ancak kaleye gidemiyorduk!?

Bucalı oyuncularda sabırla bekleyip bir açığımızı yakalamayı hedefliyorlardı. Ve neticesinde buldular da. 1-0 geriye düştük ancak buna rağmen oyunun kontrolü yine bizdeydi. Buca bekliyor, sabırla alan kapatıyor ve ilk açık verdiğimiz anda yüklenmeye çalışıyordu. Emre'nin müthiş golü rahat bir nefes aldırdı aslında ama Buca yine sinsice hissettirmeden geldiği bir atak sonrası durumu 2-1'e taşıdı.

Durum 2-1'ken hala maçı çevirebileceğimiz umudunu taşıyordum. Ancak Caner'in maçın başından beri süren kötü performansına Aykut hoca'nın ne kadar daha dayanabileceğini merak ediyordum. Aslında maça neden onla başladı halen anlayabilmiş değilim, kontenjan sıkıntısı yokken!

Ama Abdülkadir, Volkan'ı bir kez daha mağlup etti ve skoru 3-1 yaptı. O an Volkan'ın nasıl böyle bir gol yediğini düşünürken şampiyonluğu kaybettiğimiz hissi kapladı her yerimi. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü adeta. Küme düşen bir takıma, ne kadar iyi oynarlarsa oynasınlar kaybetmememiz gerekiyordu! Fenerbahçe formasıyla o sahaya çıktıysan gerekirse mezarını o çimlerde kazıcaksın ama o maçı kaybetmeyeceksin!

Kaybedersen de İstanbul'a dönmeyeceksin. Çünkü artık bu taraftarı üzmeye kimsenin hakkı yok. Türkiye'nin her tarafından sizin için gelen insanlara, küme düşen rakibini küçümsediğin için canlı canlı şampiyonluğu kaybettiğini izletmeye hakkın yok.

Nitekim kaptan sazı eline aldı önce 3-2, 3-3 yaptı ve maç ordan sonra koptu diyebiliriz. Stoch'un oyuna girmesiyle kanatlara açılmayı akıl edebildik. Gökhan sağ taraftan bindirdi, Stoch soldan ve mucize bir geri dönüşle maçı kazandık.

Güiza'nın da aylar sonra golle dönmesi, ardından gözyaşlarına boğulması ise gerçekten beni bile duygulandırdı. Umarım çok daha iyi olur kalan haftalarda.

Hiç yorum yok: