Cuma, Aralık 03, 2010

Zeki, Lefter, Can Olsun Ama...


... Şükrü Saraçoğlu olmasın !


1998 yılında Aziz Yıldırım'ın sözde "vefa" göstergesi olarak adını stadımıza verdiği kişidir Şükrü Saraçoğlu. Kurtuluş savaşı döneminde Kuvay-i Milliyet örgütlenmesinde de yer almış, sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi'nde aktif siyaset yapmıştır.


Bir dönem başbakan olan Şükrü Saraçoğlu, o zamana kadar kurulan tüm hükümetlerde görev aldı. Hatta Başbakan olduğu yıllarda Varlık Vergisine öncülük eden zat olarakta bilinir. Nedir bu Varlık Vergisi derseniz kısaca ; İstanbul'da oturan gayrimüslimlerden ve müslim gayritürklerden alınan vergiydi. Sanayimiz 50 sene geriye gitmiş, bir çok işyeri kapanmış ve pek çok insan işsiz kalmıştır. Şükrü Saraçoğlu o dönemlerde bu vergiyi şu sözlerle destekliyordu ;

"Biz Türk'üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. Biz azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit bu istikamette çalışacağız."

"Bu kanun aynı zamanda bir devrim kanunudur. Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız. Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz."

Ayrıca Varlık Vergisi ile suçlananların tabutlara sokularak işkence edildikleri ise dönemin tartışmalı konularındandır.

Herhalde bu sözlerle Saraçoğlunun nasıl faşist bir düşünce yapısında olduğunu anlamışsınızdır. Zaten üstte ki resimde de Nazi Almanya'sı ile yapılan dostluk antlaşmasında ön saflardadır kendisi. Anlaşma, 18 Haziran 1941'de, Ankara'da Saraçoğlu ve Von Papen tarafından Nazi bayrağı önünde imzalandı.

Saraçoğlu Başbakanlık döneminde bir başka ilginç uygulamaya daha imza atmıştı. Seçimlerde atılan oylar görülebilir olacak, ancak sayarken oylar gizli sayılacaktı. Buna da demokrasi diyorlardı. 1946 seçimlerinde bu yöntemi kullanan CHP seçimi kazandığını iddia etti.

Hitler'den kaçan ve Türkiye’ye sığınan bir çok bilimadamı Alman, 1944-1945 yılları arasında Çorum, Yozgat ve Kırşehir’de Saraçoğlu'nun talimatıyla açılan toplama kamplarına gönderildi. 


Fenerbahçe Stadı'nın ismini değiştirip, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı yapılmasının isyan fitilini ateşlemek üzere hazır kıta bekliyorum. Önümüzde ki günlerde bu tarz bir kampanya başlatabilirim. Desteğe açığız...


Fenerbahçe olsun, Zeki olsun, Lefter olsun, Can olsun ama Şükrü Saraçoğlu olmasın !


Not: Proje daha önce www.siyahcoraplilar.org'tan başlatılmıştı ancak şuanda inaktif durumda. Oradan birileride bu yazıyı okursa bana ulaşmalarını rica ediyorum.

1 yorum:

azapaza dedi ki...

şükrü saraçoplu isminin kaldırılmasını yerine dediğin gibi zeki, lefter isminin verilmesini farklı nedenlerle de olsa destekliyorum.en kısa zamanda ben de vakit bulursam buna dair bir yazı yazacağım blogumda.