Çarşamba, Aralık 29, 2010

Biz Fenerbahçeliyiz, Bizden Çok Adam Çıkar



Merhum peder ... Düşleri yönetmek olangece rüyama sokuldu usul usul... Ölürken olduğundan daha üzgündü kahrolayım... Ve dahi kırgın ve küskünaksız...

-"Ne oluyor Fenerbahçe'ye? " diye sordu kaşları çatık...


Özlemiştim...


-"Senin Fenerbahçelilerin çoğu zaten olduğun taraftalar... Kalanlar yaşadıkları halde, sen nasılsan öyleler kanımca... O efsane kişiler, Cihat'lar, Murat'lar, Ahmet'ler, Selahattin'ler, Kamil'ler, Erol'lar, Müjdat 'lar, Fikret'ler, Halit, Lefter, Suphi, Can'lar ve diğerleri, o birbirine forma devreden yenilmez armada... Onlar bu dünyada kahırrrr... Aldırma, senin Fenerbahçe'n değil şimdikiler... İyi ki ölmüşsün... Şimdikiler devşirmeler... Ama taraftar senin taraftarın... Sencileyin bir taraftar... O yüzden oralarda sıkma canını... Sen gösterdin, senlen bildik: Biz Fenerbahçe'liyiz... Bizden çok adam çıkar...

Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon, Samsun, Altay, Gençler, Ankaragücü ve diğerleri ve hepsi olmazsa Fenerbahçe olmaz.. Kabulümdür... Ama Fenerbahçe yoksa saydıklarımın hiçbiri olmaz.. Bu lafım doğrudur... Fenerbahçe 20 milyon taraftarıyla, değil Türkiye'de; dünyada bile başka bir türlü olaydır. Fenerbahçe Mit'tir. Bilmeyenler bilenlere sorar... Dışlayın Beşiktaş'la Galatasaray'ı.. Anadolu takımları sahada yokken, Fenerbahçe Bursa'ydı... Fenerbahçe Samsun'du... Antalya idi, Malatya idi, Zonguldak'dı, Kocaeli, Diyarbakır idi... Abartmasız Fenerbahçe Türkiye idi... Diğerleri devede kulak idi...(Ben de senin !)

Şimdi bana gine küfürler yağacak, telefonla mektupla... Bütün sülalem yıkanacak bir güzel... Vızzz ! Ben her sabah besmeleyle evden çıkarken, "Beş misli fazla" demeyi alışkanlık haline getirmişim... Ona göre.. "Düt demeye dudak gerek"...

Rahmetli Şükrü Gülesin'in bir lafı vardır, diline pelesenk ettiği: "Türkiye'de her çocuk Fenerbahçeli doğar, sonra takım değiştirir" diye... (Türkiye İstanbul, Ankara, İzmir değildir sadece) Elinizi yüreciğinize koyun -Yüreciğiniz dedim de Sayın Başkan: Gün gelecek... Yüreciğiniz dizlerini dövecek- öyle yapıp içinizden cevaplayın. Sen Samsun'lu kardeş, sen Malatya'lı, sen Antalya'lı, siz siz hepiniz kardeşler, milli lig kurulmadan neredeydiniz ? Kimle aynı yürek, kimle beraberdiniz ? Sağolun...

20 Milyondan fazla taraftarı olan, her oynadığı takımı ihya eden, bu takıma gönül koymuş kişilere babalarından miras olarak ne kasa kalmıştır, ne malikane... Fenerbahçeliler'in baba mirası Fenerbahçelilik'tir... Ve Fenerbahçeliler gerektiğinde baba mirasını korumayı bilirler... Spor yaparken dövüşmek ayıp ötesi... Anca ben onbeş yıl polis muhabirliği yaptım, en azından yüz cinayet gördüm... Bunların doksanında gerçek katil öldürülendi... Belirtmekte yarar vardır. Siz ne dersiniz Hasbi Bey Ağa ? Evet sporda, sporcularda bazı şeyler ayıp... Amma velakin daha çok yakınlarda, Çok sayın Ali Uras, televizyonda Fenerbahçe'yi nasıl ameliyat ettiğini beşuş bir çehre ile anlatırken ağzındaki Havana Puro az kala bıyıklarını yakayazdı... Az daha gözlerime gireyazdı... Bereket arkam ekrana dönük değildi... Odaya üflediği duman hala duruyor...

Sonra bu en büyük ameliyat sahibi zatın bir lafını okuyorum gazetelerde, gülmekten azkala altıma edeyazdım şu terso günlerimde... Neymiş efendim: "Babıali camiası biraz fazla sarı-lacivertli" imiş üstad için... Camialtı camiası da öyle, ne kadar camia varsa da öyle... Sahi yeni mi öğrendiniz ? Sahayı neden kapattınız ? Kulübü de kapatsanıza... Nasıl olsa şimdi siz 20 milyon kişiyi cezalandıran en büyük Nürnberg değil misiniz ? Fenerbahçe altıncı da, onaltıncı da olsa öcü değil mi ? Fenerbahçe şimdilerde, sadece ismiyle bile bazılarını prostat eder, gecede dört defa teşaşüre kaldırır... Sahi sahayı neden kapattınız ?

Gelecek kuşak Fenerbahçeliler, birilerini ne bir "eski basketbolcu", ne bir "eski Prof." diye anımsayacaklar... Onlar bu olay anlatıldığı zaman kendilerince bilecekler kim olduğunu... Şöhretini, ölümsüzlüğünü, zannımca bu Fenerbahçe Ameliyatı'na borçlu olacak...


Diyorum ki, ben de ölümsüzleşmek için, acep güpegündüz bir saatte gidip Yeni Cami'nin oralarda bir yere yestehlesem mi ?..

Büyük Usta Halit Çapın'ın kaleminden / 1987

Hiç yorum yok: