Cumartesi, Kasım 20, 2010

Uygarlıkla Randevu ?



Kimi zaman uygarlıkla aramızdaki farkın ne olduğu sorunu tartışma konusu olur. Gökdelenlerimiz, alışveriş merkezlerimiz, son model arabalarımız, en lüks cep telefonlarımız yok mu ? Var...Ancak uygarlığın ve teknolojinin Batı'dan ithal edilmesiyle bir ülke gerçek anlamda çağdaşlaşamaz. İnsanca yaşamanın ilk şartı, insan aklının toplumsal yaşamda tam anlamında ve felsefe kapsamında özgürlüğe kavuşmasıdır. Gelin bakalım İlhan Selçuk bu konuyu örneklerle nasıl anlatmış vakti zamanında... 


***


Gutenberg ilk kitabı kaç yılında bastı ?..
1473'de Strasbourg'da çalışmaya başladı Gutenberg, ilk basılı kitap -İncil- 1455'tedir.


Bizim Gutenbergimiz, İbrahim Müteferrika, Macar kökenli, Kalvinist kolejinde okuyor. 1692'de bir savaşta Türklere esir düşüyor. İslamı benimseyip İbrahim adını alıyor. Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi'nin fetvasıyla İstanbul'da matbaasını kuruyor, ilk kitabı 1729'da -"Sıhah ül Cevheri"- basıyor.


Arada 274 yıl var...
Batı'dan iki buçuk yüzyıl sonra matbaayı tanıyan Türkiye'de 1729'dan 1928'e kadar geçen 199 yıl içinde Arapça harflerle basılan kitap sayısı 25.554'tür; büyükçe bir ev kitaplığı oluşturulur.


***


Tıpta teşrih, ölüler üzerinde çalışmayı öngörür; tıp fakültesinde öğrenciler, kadavraları kesip biçerek anatomiyi bellerler. Eski Yunan'da başlayan teşrih, sonradan din kurallarına aykırı sayılarak yasaklandı; Avrupa'da 17. yüzyılda doğal sayılmaya başladı. Osmanlı'da 19'uncu yüzyılın başında, Hıristiyan ölüleri üzerinde Hıristiyan hekimler teşrih yapabildiler. 1805'te çıkarılan bir "nizamname" ile kadavra üzerinde teşrihe izin verilerek bir "tıbhane" kuruldu; ama Kabakçı Mustafa isyanı ile dağıldı.
Teşrih, Avrupa'dan 200 yıl sonra Türkiye'ye gelebildi.


***


Felsefenin İsa'dan 2500 yıl önce Miletli Thales'le başladığı söylenir. Ne varki insan düşüncesi, Aristo'nun "Organon"da belirlediği biçimsel mantık içinde dönendi durdu. Ortaçağda inanç akla üstün geldi, "nakilcilik"de "akılcılık"a ağır bastı.


Avrupa'da "Aydınlanma Felsefesi"nin ilk ışınları yükselmeye başladığı zaman Osmanlı, Aristo mantığı içinde medrese kafasını sürdürüyordu. Francis Bacon, Aristo mantığını aşan "Novum Orgnanum"u 1620'de yazdı. Türkiye'de Aristo mantığından ayrılmanın ilk belirtileri 19. yüzyılın ikinci yarısında, İtalyancadan 1860'ta çevrilen "Miftah-al-Fünun"la başlıyor.


İslam düşüncesinin Aristocu kalıba aşılanan çemberini kırmak yolunda ilk kitap demek ki Francis Bacon'dan 240 yıl sonra yayımlanabiliyor.


***


Bilimsel sosyalizmin ortaya çıkışı 19'uncu yüzyıl Avrupası'nda gerçekleşiyor. Bir fikir hareketidir bu, felsefede yeni bir görüşü dile getirmektedir, politkada da etkileri olmuş, dünyanın çehresini değiştiren oluşumlar yaşanmıştır; Marks ve Engels " Komünist Manifesto"sunu 1848'de yazmışlardı.
Türkiye'de Mark ile Engels'in "diyalektik materyalizm"e ilişkin kitapları 20'nci yüzyılın sonuna yaklaşırken yasaktı. Ceza Kanunu'ndaki 141 ve 142'nci maddeler, " Sosyalist Sistem" 1989'da dağıldıktan sonra, ancak dinsel devlet propagandasını cezalandıran 163'üncü maddeyle birlikte kaldırılabildi.


141 ve 142'nci maddeler 1991'de Ceza Kanunu'ndan kaldırıldığına göre "Komünist Manifesto"sunun yazıldığı 1848'den 143 yıl sonra "materyalist felsefe" bizde serbestçe konuşulabildi ve tartışılabildi...


***


İlhan Selçuk

Hiç yorum yok: