Perşembe, Kasım 04, 2010

Biber Gazında ki Dumanda Saklıyız !

Son zamanlarda Fenerbahçe taraftarlarının bir kısmı iyice galeyana gelmiş durumda. Tribünlerimiz öldü, yok cenazesini kaldıralım vs. türlü türlü senaryolar yazılıyor. Gerçekten şaşırarak izliyorum konuşulanları, yazılanları. 1980'lerden seçmeler yapılıyor. Menderesler, Pepe Metinler örnek alınıyor, onların hikayeleri özlemle anılıyor.

Sevindirici şeyler bunlar ama şaka ve hayal olma ihtimaline karşı halen sessizliğimi koruyorum. Çünkü bugün bu konuşmaların yapıldığı yerde, aynı insanlar için ağıza alınmayacak şeyler söylenmişti. Onların mirasını korumaya çalışanlara edilmedik hakaret kalmamıştı.

Peki ne değiştide geldiğimiz bu noktada bunlar konuşulup tartışılmaya başlandı? Hep bir ağızdan grupların birleşmesi ve tek bir tribünde toplanılmasının gerektiği konuşuluyor. Bizimde bu konuda fikirlerimiz var elbette ancak konuşulacak vakit değil. Şu ortamda yapılması gereken, sorgulayan ve arzulayan taraftar potansiyelini iyi kullanmaktan başka bir şey olamaz. Yıllarca oluşturulmaya çalışılan seyirci profiline karşı çıkmış, bunun Fenerbahçemize ve tribünlerine getireceği kötülüklerden bahsetmiştik. Ama o zamanlar herkes hayatından memnun bir biçimde yaşamlarını sürdürüyor, Fenerbahçe'yi hafta sonu eğlencesinden ibaret sayıyorlardı.

Ama bu seferde işin dozu kaçırıldı. Tribünlerimizi neredeyse kendi kendimize yok ettik. Öldük, bittik. Sakin olun arkadaşlar, tamam bazı şeyler yolunda gitmiyor olabilir, ambians olarak kendimizi bulamamış olabiliriz ancak bunlar gelip geçici günler. Bu tribünlerin geçmişi biber gazlarındaki dumanda gizlidir. Hani meşhur bir laf vardır ya ; "Emanetleri gömdük ama yerlerini unutmadık" biraz apaçivari ama bulunduğumuz durumu çok güzel özetliyor.

O yüzden biraz sakin olmakta fayda var. Bu tribünlerin bu hale gelmesini sağlayanlar elbette tekra şaha kaldıracaktır. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Öncelikle cumartesi günkü Eskişehirspor maçına gelin ve değişimi görün...

Hiç yorum yok: