Çarşamba, Eylül 01, 2010

Kadıköy'de Eksen Kayması !

Çeşitli nedenlerden dolayı bir kaç gündür uzak kaldık.Fırsatı bulmuşken biraz karalayalım dedik...Paok maçından sonra ortaya çıkan tartışmalar halen en alevli şekilde sürmekte.Ancak bir türlü derde derman olacak çözüm üretilememekte.Forumlarda,çeşitli tartışma ortamlarında sürekli şikayet var ancak çözüme katkı sıfır..Tabii ki bazı öneriler oluyor ancak bu tribünün gerçekten etkili bir ilaca ihtiyacı var.

Young Boys maçıyla başlayan ve PAOK maçıyla süren Fenerbahçe tribününde ki tartışmalar gün geçtikçe daha da karmaşık bir hal alıyor...Bir de önümüzde ki ilk içerde oynanacak maç Beşiktaş ile...Bu maça kadar bazı şeylere çözüm bulamayıp,bu karmaşıklığa son verilmezse durum daha kötüye gidebilir.


İnsanların en çok şikayet ettikleri konu tribünün birden fazla gruplara bölünüp,farklı yerlerde konuşlanmaları.Çokta haklı bir şikayet bu,ancak bütün grupların birleşmesi ve bir arada olmaları için öncelikle arada ki kırgınlıkların giderilmesi gerekir.Buda mevcut durumlar içerisinde pek olanaklı gözükmüyor.Çünkü kimi insanlar bu kavgalardan rant elde ediyor ve işine geliyor bu tarz durumlar.Ama olmayacak bir şey değil.İnsanlar ne zaman gerçekten tribüne gelme amaçlarını Fenerbahçe olarak belirler,işte o hep anlatılan Efsane Maraton geri döner...

Her zaman iddaa ediyorum ; Fenerbahçe'nin deplasman kovalayan tayfasına,yani deplasman tribününe hiç bir takımın deplasman tayfası su dökemez.O tayfa Kadıköy'de Maraton Üst'ün E bloğunda olursa o zaman bu tribün adam olur.Maraton Üst'ün A-B bloğuna sıkışmış durumdayız..Geçen yıl Türk Telekom'da Vamos-Ck-Unifeb'in desteği ile ayakta kalıyorduk.Ancak bu sene onların da olmayışı,bizim tribünden de insanların küstürülüp sayımızın azalması iyice direncimizi kıran etkenler..

Tribünde söylenen besteler de çok zamandır tartışma konusu olmakta.Takım gerideyken veya maç berabereyken takımı gaza getirici besteler yerine aşk şarkıları söylemekteyiz...Hadi aşk bestesi olmasını geçtim,söylenmesi zor ve tribünde ki adamı da uyutan besteler oluyor bunlar...Önceden tek bir beste girilir,gol olana kadar o beste söylenirdi...Bugün baktığımız zaman Avrupa'nın en etkili tribünlerine, adamlar bir besteyi dakikalarca tempoyu düşürmeden, tek bir ağızdan söyler gibi söylüyorlar.Biz ise söylenen besteyi 2 dakika adam gibi söyleyemiyoruz...5 dakika'da bir beste değiştiriyoruz.

Tribünlerin bu hale gelmesinin en büyük sebeplerinden birisi de Aziz Yıldırım politikalarıdır.Yıllarca tribün gruplarını bitirmeye uğraşan Aziz Yıldırım zorda kaldığı şu 2 yıldır gruplarla adeta iç içe olmaya başladı...Klüp sitesinde atkılarda gözüken GFB isimlerini bile kestiren şahıs şuanda GFB ürünlerini Fenerium'dan çıkartıyor...Tribüne her türlü yalakalığı yapma mecburiyetinde kalan Aziz Yıldırım, kendi eliyle yarattığı canavarı nasıl yok edeceğini düşünüyor şimdiler de...Ortaya çıkardığı müşteri profili artık memnuniyetsizleşmeye başladı ve çatlak sesler çıkarmaya başladı.Bu halde kime tutunacak sayın Yıldırım ? Uyguladığı yıldırma politikaları ile gerçek taraftar profilinden uzak,elinde viskisi,purosu olan seyirci profiline doğru gittiği bu durumun faturasını en kısa zamanda kendisi ödeyecektir...

Son olarak forumlarda yeni bir tartışma çıktı.Hatta bu tartışma GFB'nin kendi forumlarında bile konuşuluyor.Fenerbahçe tribünlerinin en ağır basan grubu olan GFB'nin kapatılması gündem de...Ben böyle bir şeye olanak vermemekle birlikte,fesh edilmesinin daha büyük kaoslara neden olacağı kanaatindeyim.Ancak bu tribünün düzelmesi ve GFB'nin de kendi içinde ki çürükleri temizlemesi açısından bir operasyon mutlaka olmalıdır.En başta kırgınlıklara son verilmeli,buna tribünün lokomotifi olan GFB'nin önderlik etmesi yakışık alır...Ardından Maraton Üst Taraftar Bloklarına paralı amigo yerine,tribünün dilinden anlayan,insanların sevip saydığı ve tribünü okuyan birisi sete çıkarılmalıdır...Zaten Sefa abi artık her maç tribünde sette o konuda sıkıntı yok ama dediğim gibi , tribünün nerde,hangi bestenin girilmesi gerektiğini bilen bir Amigoya ihtiyacı var...

Diliyorum Kadıköy eski günlerine kısa süre içerisinde geri döner.Maraton Üst A-B Blokta 1500 kişi olacağımıza,3 yıl önce olduğu gibi Maraton üst E blokta 250 kişi olmayı ve bütün maç boyunca "Sevdamıza Kimse Engel Olamaz" diye bağırmayı yeğlerim şu durumda..

1 yorum:

Adsız dedi ki...

öncelikle çok güzel bir yazı olmuş. ellerine sağlık. bende yıllardır kombine alan maçlarda takımımı sesim kısılrcasına destekleyen biriyim. yaşım 37 ve kendimi bildim bileli Fenerbahçenin maçlarını kaçırmamaya gayret ediyorum. 80 li 90 lı yıllarda küçük olduğumuz için para sorunumuz olurdu :) bilet alıp gidemezdik ama maçın son 15 dakikası tribün kapıları açılır içeri girerdik. bazende maraton tribününe tırmanıp maçlarımızı seyrederdik eğer başarıp tırmana bildiysek bizden mutlusu yoktu. bende sizin gibi o günleri çok özlüyorum. istiyorum gelsin efsane maraton millet tribün görsün. bunu çok üzülerek belirtiyorumki bjk tribünleri şu an bizden çok ama çok üstün destek konusunda. bunun sebebi ise çok güçlü ne dediğini ne söylediğini bilen bir amigoya bir taraftar grubuna sahipler. besteleri çok güzel ve hep bir ağızdan bağırıyorlar. gerçi onlarda bozuldu son senelerde. diyeceğim o ki sizinde belirttiğiniz gibi iyi bir tribün liderine ihtiyacımız var. gündemi çok iyi takip edecek. iyi tezahüratlar yaptırabilecek. giyimiyle kuşamıyla kalitesiyle temziliğiyle herkesin kabulleneceği biri olmalı. varmıdır içimizde elbette vardır . çok öncelerde kale arkasında bir amigomuz vardı "adnan" ben onu çok beğenirdim. o tribüne geldiğinde sanki gol atmışız gibi bir uğultu olurdu. onun yaptırdığı hareketler görsellikler şimdilerde rakip takım seyircileri sanki ilk onlar yapmış gibi tavır takınıyorlar. diyeceğim odurki bizim unuttuğumuzu onlar şimdi yapıyor. işte adnan gibi birine ihtiyac var. herkesin sevdiği saydığı birine. işin içinde para olmayacak yürekten yapacak bu işi. Fener sevgisi çok derinden olacak. o zaman görürler işte efsane maraton neymiş. bu efsane dillerden dile dolaşmasının sebebini. en iyi günler Fenerbahçemizle olması dileğiyle.

emre çat.
eba7091@gmail.com