Salı, Ağustos 17, 2010

Sevinsek Mi ? Üzülsek Mi ?

Takım sahaya çıkarken gözlerim tribünlere gitti.Acaba yönetim bu sefer hangi endüstriyel sloganın kurbanı olacak diye ama şaşırdığımı belirtmeliyim ki b sefer böyle bir şeyle karşılaşmadık.Ancak şunu çok rahat anlayabiliyoruz ki, Kadıköy dahil dünyanın her yerinde geçerli olabilecek kural var ,oda ; futbol seyircisiz bir hiç.


Maça hızlı başlayan taraf Fenerbahçe oldu...Gerek sakatların takıma geri dönmesi,gerekse forvette Semih'le başlamanın verdiği avantajla yüklendikçe yükleniyordu Sarı Lacivertliler...Antalyaspor'un ise Fenerbahçe'yi Young Boys maçında ki gibi yakalayabileceğin ümit ederek açık futbolu tercih etmiş ancak tercih ettiği açık futbolun gerekliliği olan hücum organizasyonlarını bir türlü kurgulayamayınca top sürekli olarak Fenerbahçe orta sahasında kalmıştı.İleri atılan toplar Fenerbahçe defansından duvara çarpar gibi geri döndüğünde ise yine toplar Fenerbahçe orta sahasından hızlı bir şekilde Antalyaspor yarı sahasına taşınıyordu..İlk golde yine tam hücuma kalkmak isterken kaybedilen top sonrası Aykut Kocaman'ın asıl yapmak istediği şeyi yapan Fenerbahçeli futbolcular topu hızlı bir şekilde Antalyaspor sahasına taşıdıktan sonra Semih'in akıllıca koşusu ve Alex'in o güzel pasıyla adeta derslik bir gol atmış oldular..Burda gördük ki gerçekten Semih ve Alex ikilisi iyi anlaşıyorlar.Zaten gerek Semih,gerekse Alex çok iyi anlaştıklarını defalarca kez söylemesine rağmen onlara kulak asan olmamıştı.Sonrasında 2. golde ise gene Semih'in ön direğe yaptığı akıllıca koşu onun nasıl bir sezgiye sahip olduğunu ve doğru zamanda doğru yerde olmayı becerebilen bir forvet olduğunun göstergesiydi.Bu gölü Mili Takım forması altında Almanya'ya attığında şans vs tarzı yorum yapanlar umarım bunun topa yapılmış öylesine bir dokunuştan ibaret olmadığını anlamışlardır.3. golde ki asist ile Semih klasını bir kez daha konuşturmuş oluyor veBiliyorum yazıya başladığımdan beri Semih aşağı Semih yukarı ancak bu galibiyette en çok payı olan ve onca zaman yedek bırakılıp bu kadar sabreden başka bir golcüden bahsetmek gerekir diye düşünüyorum.

Aykut Hoca'nın şimdi Niang-Semih arasında muallakta kalacağına şüphe yok.Ancak herkes bu ikilinin hangisinin oynamasının doğru olduğunu konuşa dursun biz Semih'in yanan günlerine değinelim.Yıllarca dünyanın en iyi santrafor ve orta sahaları ile çalışmış,aynı takımda oynamış bir forvet Semih.Hooijdonk,Anelka,Ortega,Appiah,Revivo,Rapaiç,Anderson,Baliç,Rebrov...Neredeyse birlikte oynamadığı ülkeden adam yok.Ve bunca tecrübeye ramen halne Gökhan Ünal'ın arkasında bir forvet yedek klübesindeyse bunu Semih'e bağlayabiliriz.Ancak adam sahaya çıktığında arada ki farkı gayet iyi gösteriyor.Buna rağmen halen onu yedek oturtan adamların asıl gerekçeleri gelen yabancıyı yedek bekletme korkusudur.Bizim ülkemize gelen yabancılar sözleşmelerine yedek kalmam diye madde mi ekletiyor çok merak ediyorum..Yedek klübende ki adamın sahada oynayandan daha yetenekli ve takıma faydal olacağını bile bile oynatmıyorsun.Aaa pardon ! O zaman o yabancı için verilen milyon dolarların hesabını başkana nasıl vereceksin değil mi ? Peki bunun ceremesini yedek klübesinde ki adam neden çekiyor ? Semih bu zamana kadar bu takımdan ayrılmadıysa gerçekten Fenerbahçeli olduğu içindir.Ancak bizim yönetimimizin taraftarla arası iyi olan futbolcula başta olmak üzere,gerçekten Fenerbahçeli adamlarla hep sorunu olduğunu düşünürsek Semih zaten baştan kaybediyor...Üstüne üstlük Semih Fenerbahçe'nin alt yapısından yetişen bir isim....Haşaa alt yapıdan yetişip A Takımın ilk 11 oyuncusu olmak Türk futbolcusunun neyine ?!?! Mazallah yıldız falan olurlar bir de onlarla uğraşamayız.

Semih'in 1 yıllık daha sözleşmesi var.Ben derim ki durma buralarda.Gideceksen ve teklif varsa hiç arkana bile bakma.Zaten Fenerbahçe taraftarı seni gönlünün en nadide yerine koymuş durumda ve senin daha büyük klüplerde oynamana gönülden razı.Umarım Semih artık yurt dışında hakettiği bir yerde top oynamaya devam eder.

Son olarak soruyorum şimdi ; Semih gibi bir yeteneği yıllardır oynatmadığımıza mı üzülelim , yoksa onun bu mükemmel geri dönüşüne mi sevinelim ?

Hiç yorum yok: