Perşembe, Temmuz 01, 2010

Bir Arada Barış İçinde Yaşamak

Dünya Kupasına verilen bir kaç gün aradan sonra fırsat bu fırsat diyerek Türkiye sorunları hakknıda bir şeyler yazmak gerek diye düşündüm.Geçen gün yazdığım yazı acele ve anlık bir bir duygu paylaşımı olduğu için biraz kapalı kutu tarzında oldu.Bu yüzden biraz daha açıklayıcı ve meselenin özüne inmenin faydalı olacağını düşünüyorum.
Mavi Marmara baskınından sonra ülkenin içine girdiği bunalımlı günlerin ardından artan terör eylemleri , bu yaz günlerini halkımıza dar etmekte.İnsanlar ardarda gelen şehit haberleri ve şehirlere doğru ivme kazanan eylemlerden sonra panik havasına sokulmaya çalışılıyor.Neyse biz asıl konumuz olan Kürt halkı ,PKK ve Türkiye Cumhuriyeti ekseninde bir şeyler konuşmaya devam edelim.

İlk olarak şunun açıklamasını yapayım.Geçen yazdığım yazıda Kürt halkının sorunlarını etnik bir sorun olarak görmeyelim dememin sebebi Kürtçülük uğraşı verenlerin eline koz vermemekti.Bu tarz söylemlerle onlara prim yaptıracağımızı düşünüyorum.Durumun sadece Kürt kökenli vatandaşlarımızdan ibaret olmadığını , sorunun tamamen demokratik sorun olduğunu ön plana çıkarmamız gerekiyor.Kürt halkının kendi dilinde eğitim görmesi,kendi kültürünü yaşatması gerekiyor.Bunu Demokrasi Sorunu olarak adlandırıp bu başlık altında Türkiye'de yaşayan halkların sorunlarına çözüm aramalıyız.Demem o ki işin içine Çerkez'i de , Laz'ı da katıp bir bütün halinde tartışmamız halinde gerçekten demokratik bir devlet haline geliriz.

Öncelikle Kürt halkının isteklerinden ve bu ülkede refah içinde yaşamaları için nelerin gerektiğinden bahsedelim.Bu insanlar yıllardır bu topraklarda yaşıyor.Medeniyetin beşiğinde yıllarca varolup bugünlere kadar gelmişler.Gelip geçen zaman içerisinde onca katliama maruz kalmışlar.Osmanlı zamanında özerklikleri ellerindeymiş.Ancak cumhuriyetin ilanıyla özerklikleri ellerinden alınmış ve onlara Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşama seçeneği sunulmuştur veya o seçeneği kabul etmeye mecbur bırakılmışlardır.O günlere dönersek Dersim bölgesi aşiretlerin ve ağaların yönetiminde bulunuyordu.Cumhuriyetin gelişiyle bu düzen yıkılacak orada ki köylü aşiret reislerinin elinden kurtulacaktı.Ancak sonrasında gelişen olaylar , yapılan katliamlar gün gibi ortadadır.Kürt halkı ağır katliamlardan geçirilerek bugünlere gelmiş bir halktır.Şu var ki eğer Kürt insanı bugün özgürlüğünü istiyorsa o günlerde kendilerini köle gibi gören aşiret reislerinin onlara yaptıklarını da unutmamalıdır.Fakat bugün geldiğimiz nokta da özgürlük çığlıkları atan insanlar o dönemlerde kendilerini köle yapanları kahraman gibi göstermekte.Evet orada yapılan katliamlara hiç bir şekilde bahane üretilemez ancak katliamlardan bahsedenler sonrasında bu katliamı yapanlara verilen cezalardan da bahsetmesi gerekmez mi ? Orda Kürt halkına zulüm yapan,Kürt kadınlarına tecavüz eden , bebekleri süngülere takıp derelere atan askerlerin ve üst düzey komutanların idam edildiklerinden neden bahsedilmiyor ?

Eğer bizler demokratik bir devlet olacaksak öncelikli hedefimiz bu topraklarda yaşayan halkların kendi dillerinde eğitim görmelerine müsaade etmemiz gerekiyor.Bu bir haktır.Bu hakkın verilmesiyle ne devlet yıkılır,ne de bölünür.Çok zor bir olay değil liselere,üniversitelere seçmeli dil dersleri koymak.Bu şekilde bu halkların kendi kültürlerini yaşayabildiği bir devlet oluruz ve insanlar başka bir devlet kurma taleplerinden vazgeçerler.Bunun dışında o insanları zorla Türk yapmak Türklüğü yüceltmez.

Şöyle bir örnek vereyim size ; Mustafa Kemal değil de Kürt bir önder çıktı ve ülkeyi o zaman ki durumdan kurtardı.Türkiye Cumhuriyeti değil de Kürdistan kurdu.Ve biz Türklerde bu ülkede yaşamaya başladık.Aynı şuan ki Kürtler gibi.Fakat biz Türk olduğumuz halde her sabah okula gittiğimizde Kürdüm,Doğruyum,Çalışkanım dedirttirdiler.Türkçe yerine Kürtçe eğitim gördük.Her sabah Ne Mutlu Kürdüm Diyene dedirttiler.Ülkede ki bütün şehir isimleri Kürtçe oldu.O zaman siz demezmiydiniz "Biz Türkçe öğrenmek istiyoruz.Biz Kürt değiliz Türküz , bize neden Kürdüz dedirttiriyorsunuz " Biraz düşünün ve gerçekten buna yanıt verin.Bu insanların istediği onları Kürt olarak kabul etmemiz.Bütün mesele bu.

Gelelim Kürt halkının toprak talebine.Kürt halkı eğer gerçekten ayrı bir devlet kurmak istiyorsa bunu Kuzey Irak bölgesinde yapabilir.Ve buna en büyük destekçi Türkiye Cumhuriyeti olmalıdır.Ki ben zaten böyle bir talepleri olduğuna inanmıyorum.Dediğim gibi onlara bu ülke de gerçekten insan gibi yaşama hakkı verdikten sonra bu kardeşliğe son verecek bir neden olamaz.Aynı toprak üzerinde kardeşçe yaşamak bu kadar zor olmamalı.PKK toprak talebi amacı olan bir örgüt değil artık.Tek amacı faşizan duygularla sözde Kürt halkının hakkını koruyorlar.Doğuda köyleri basıp Kürt halkından haraç kesen adam nasıl olurda Kürt halkının hakkını korur anlaması güç.Bir de bunlar kendilerine gerilla diyorlar ya en çok ona gülüyorum.Amerikan tüfeği kullanan gerilla mı olur ? Yada Kuzey Irak'ta Amerikan ajanlarıyla gizli toplantı yapan komünist örgüt olma yolunda bir ilki mi gerçekleştirme çabasındalar anlayamadım.Bunlar komünistse biz başka bir şeyiz herhalde ? He pardon onlara göre bizim gibiler Kemalist yalakası oluyoruz :)

Son konu başlığına gelecek olursak gene geçen yazıda bahsettiği şey olan işçi sınıfında çözüm aramak.Bunu demekle amacım insanlara iş,aş vererek çare bulmak değildi.Bu ülkede azımsanmayacak sayıda büyük bir işçi kitlesi var.Ve eğer biz bu ülkeyi yaşanır hale getirmek istiyorsak bu insanları örgütleyerek başarabiliriz.İnsanları etnik kimlikleriyle değil sınıf bilinciyle örgütleyip birlik içinde hareket etmemiz gerekmektedir.Sen Kürtsün,sen Lazsın,sen Türksün diyerek değil.Hepimiz işçi sınıfıyız diyerek bu amaca yönelmeliyiz.Aksi taktirde bu ülkede yaşayan her farklı etnik köken ayrı ayrı isteklerde bulunacaktır bu sefer işte gerçekten korkulan etnik ayrışma ortaya çıkacaktır.Kısacası olaya Hümanist yaklaşıp Kürt,Türk,Laz,Çerkez sorunu değil İşçi sınıfı devrimi niteliği yükleyip bu çerçevede kurtuluş yolu aramalıyız.Türkiye halklarının ihtiyacı olduğu şey birlik.

Sanırım bu yazıyla kafamda ki şeylerin yüzde 70'ine yakınını iyi bir şekilde anlatmayı başardım.Yüzde 100 için yazı dizisi falan yapmam gerek :) Onu da ancak zaman olursa Dünya Kupasından sonraya inşallah.Yazının tamamını okuyanlara şimdiden teşekkür ediyorum sabırla yazdıklarımı okudukları için.Katılan,katılmayan herkesin görüşlerini bekliyorum çünkü bunlar sadece benim fikirlerim.Doğruluğu yanlışlığı tartışılır.Tartışarakta doğruya ulaşılır.Ortak amaç bu ülkeyi yaşanır kılmak.İnsanların ölmediği,kardeşin kardeşi vurmadığı bir ülke olmak.

Bunu başarabilmek için birlik olup,faşizme ve gericiliğe karşı tek yumruk olmalıyız.Yurtseverlik bilincine varmalıyız.Geleceğe umutla bakabilmek için karanlığa karşı aydınlık nesiller yaratmalıyız.Bugün sayımız az olabilir ancak gün gelecek sevgiyle yetiştirdiğimiz umutlarımız sayesinde binler,onbinler olacağız.Kanla,nefretle hiç bir zaman huzuru bulamayız.Bu yüzden diyoruz ki ;

Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye
Kahrolsun Faşizm !

9 yorum:

Ezgi* dedi ki...

Eğitim dilinin Kürtçe olması gibi bir durum olamaz..Eğitim dili denilen şey azınlık dilleri olucaksa o zaman bir Gürcüsü Gürcüce lazı Lazca Pomağı Pomakça dil ister..Evet tabi ki demokrasi vardır ama T.C. Anayasasına engel bir biçimde uygulanamaz...Azınlık dillerinin hepsiyle ilgili konu,öğretmen ataması saçmadır..Burda onlara bu ayrıcalıkları vererek biz bölücülük yapmış olmazmıyız onlar bizim ülkemizin vatandaşıysa resmi dilimizle eğitim görmeleridir normal olan..Katılmadığım bi yazı,%70 lik kısmı ifade edilemeyen kısımdır bana göre..

aLican dedi ki...

Bu dil durumu sadece Kürtçeye özel bir durum değil..Senin ülkende bu halklar mevcutsa tabiiki dillerini öğrenmeleri hakları..Kürtçe'de olmalı Lazca'da...Pomakça demişsin..Bu ülkede ne kadar Pomak var ? Ben burda 15 milyonu geçkin Kürt nüfusundan bahsediyorum...Veya Milyonlarca Laz nüfusundan bahsediyoruz...Bunları seçmeli ders olarak vermek ne sana zarar getirir ne bana...Bu insanlarında bir kültürü var ve yaşatmalılar...

Bu şekilde onları yok sayarak asıl bölücük yapmış oluruz...Ayrıca ben zaten resmi dil falan olsun demiyorum bak dikkatini çektiyse okullarda seçmeli olsun isteyen öğrenci seçebilsin bunun hiç bir zararı yok.

aLican dedi ki...

Ayrıca T.C Anayasasına engel dediğin Anayasa şuanda 12 Eylülcülerin anayasasıdır.Sen bunu kendine kılavuz alıyorsan zaten tartışmaya gerek yok:)

Ezgi* dedi ki...

Eşitlik eşitlik değip yazdığın yazıdan sonra '' Kürtlerin nüfusu Gürcülerden vs daha fazla bla bla '' demenin eşitlikle örtüşen kısmı ne? Sözgelimi sen azınlık olsan diğer bir azınlık sırf daha fazla nüfuslu diğe senden çok ayrıcalığa sahip olsa sen istemezmiydin isterdin..Eğitim sisteminde azınlık dillerinin hepsini seçmeli yapma gibi bir durum söz konusu olabilirmi? Böyle birşeyin olması ne bana ne sana zarar verir tartıştığım konu kar zarar meselesi değil zaten , böyle birşeyin olabilitesinin sıfır oluşu..

Ezgi* dedi ki...

Ayrıca; Kültür okullarda eğitimle yaşatılcak birşey değildir.

aLican dedi ki...

Gürcüler hakkında bişey demedim.Pomaklar hakkında söyledim.Evet eşitlik diyorum ama biraz mantık dahilinde olması gerek dimi ? Sayısının bile ne kadar olmadığını hatta varlıklarından bile şüphe duyduğum bir milletten bahsediyorsun.

Her okula 1 kürtçe, 1 lazca 1 gürcüce veya herneyse öğretmeni koymak bu kadar zor olmasa gerek 75 milyon nüfuslu bir ülkede...Bu azınlık dilleri için açılan dersanelerde ki hocaları devlete kazandırıp bu insanların dersanelerde soyulmamaları güzel bir davranış olsa gerek...

Bir milletin dili kültürlerinin başında gelmez mi ? Türk dili öğrencisinden beklemediğim bir yorum oldu bu...

" Dil: Dil, kültür unsurlarının başında gelir. Çünkü dil olmadan öteki unsurların meydana gelmesi mümkün değildir. Dil bir milletin ses dünyasıdır. Her millet kainatı değişik şekillerde algılamış ve yorumlamıştır. Aynı zamanda dil kültüre ait bütün değerleri bünyesinde barındıran bir kültür hazinesidir. Bir dil, onu kullanan milletin kafa yapısını, nasıl düşündüğünü, zihninin nasıl çalıştığını ve mantığını ortaya koyar."

aLican dedi ki...

Son paragrafıma ilave olarak demem o ki ; sen bu adamların dilini öğrenmelerine yardım etmezsen kültürlerini yok edersin...Sen kültürünün kaybolmasını istermisin ? Her fırsatt Türk kültürünün yok olmasından yakınanlar başka milletlerin kültürünü yok etme hakkını nerden buluyorlar ?

Ezgi* dedi ki...

Dil tabiki kültürün başında gelir. Ben dilin kültür taşıyıcısı olduğunu bilicek yaştayım..Türk dili öğrencisi olarak fazla ağır bir cümle kurmuş olmalıyımki anlamakta güçlük çekerek bana bunu söyledin;)...Bireysel şüphelerin onların yok oldukları demek değildir..Bence yazılarında daha objektif olmayı dene..Çok yancı bir tutum sergiliyorsun ve bu tutumla eşitliğin,adeletin savunduğun kardeşliğin kuyusunu kazıyorsun...Ama kalemin sağlam sadece ifade sorunu var.. Evet Türk Dili öğrencisiyim;)

aLican dedi ki...

Evet bana biraz ağır geldi açıkçası alışık değilim bu tarz şeylere :) Benim yancı tutumum eşitliğin ve kardeşliğin yancılığıdır beni az çok tanıyorsan bilirsin..Bizim savaşımız kardeşi kardeşe düşürenlerle ;) Yorumların için teşekkür ederim..